PLG Haber Eylül 2022 Sayısı

                                                                                        Değerli Okuyucumuz,

Firmamızdan ve sektörden haberleri sizlerle paylaştığımız zengin içeriğimizle yine karşınızdayız.

Bu sayımızda firmamızla ilgili güncel haberlerin yanı sıra; partnerlerimizden Stratasys’in McLaren Racing ile yarış pistlerine devrim niteliğinde değer katan iş birliğine, değerli müşterimiz Mertay Makina ile yapmış olduğumuz başarılı çalışmaya ve yine partnerlerimizden HP 3D Printing’in L’Oréal’le kozmetik sektörünü yenilemeyi hedefleyen iş birliği projesine yer verdik.

Keyifli okumalar…

Poligon Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanlığına Duayen İsim…

Global büyüme planları çerçevesinde Türkiye ve yurt dışındaki başarılı operasyonlarını PLG çatısı altında toplayan ve bu kapsamda yeni yapılanmasını tamamlayan Poligon Mühendislik’in Yönetim Kurulu Başkanlığına endüstriyel alandaki çalışmaları ve özellikle otomotiv sektöründe uyguladığı başarılı yönetim modeli ile bilinen Sami Erol getirildi.

17 Eylül’de Daha Temiz Bir Türkiye İçin Doğancı Barajı’nda Buluşuyoruz

Dünya Temizlik Günü her yıl Eylül ayının 3. cumartesi günü dünya çapında çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

Poligon Mühendislik Ailesi olarak, çocuklarımızdan ödünç aldığımız bilinciyle dünyamızın değerini çok iyi biliyor ve sürdürülebilir temiz bir gelecek için yapılan tüm çalışmaları önemsiyoruz.

Bu yıl 17 Eylül 2022 tarihinde düzenlenecek olan Dünya Temizlik Günü’nü sadece kağıt üzerinde değil sahada da kutlamak ve katkımızı koymak üzere; Let’s Do It! Türkiye oluşumu tarafından organize edilen Dünya Temizlik Günü Etkinliği’ne Bursa Doğancı Barajı noktasında katılım sağlıyoruz.

Türkiye çapında gerçekleştirilecek bu en kapsamlı temizlik hareketine siz de bağlantıdaki Temizlik Noktaları’ndan katılabilir, daha temiz bir Türkiye hedefi için katkıda bulunabilirsiniz.
Ülkemizde 81 ilde çöp körlüğünü yenmek ve farkındalık oluşturmak adına çalışmalarını sürdüren Let’s Do It! Türkiye ve çalışmaları hakkında detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız.

McLaren Racing Stratasys Yeni Nesil Stereolitografi Teknolojisi ile Yılda 9.000 Parça 3D Baskı Yapıyor

F1 araç üretim sürelerinin ve 2022’de FIA tarafından yapılan bütçe kesintilerinin etkisini en aza indirmek isteyen McLaren Racing ekibi, pist dışı ‘yarışı’ kazanmak için Stratasys Neo800 3D yazıcıdan yararlanıyor.

3D baskı, bazı parçaların üretim sürelerini yalnızca üç güne indirerek araç geliştirmeyi hızlandırıyor.

Formula 1’in iddialı takımlarından McLaren Racing, FIA tarafından sporun sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yapılan bütçe kesintileri ile iyice daralan ARGE kaynaklarını doğru kullanıp en uygun maliyet ile geliştirme sağlamak amacıyla Stratasys’in Neo800 SLA printerlarını kullanıyor.

Özellikle rüzgâr tüneli çalışmalarında kullanılmak amacıyla üretilen ölçekli araç modellerinin ön arka kanat parçaları ile yan gövde ve üst gövde parçalarını bu yeni teknolojiyi kullanarak üreten McLaren, Neo800 sisteminde basılan parçaların üstün toleransları sayesinde araç aerodinamiğini optimize etmede büyük avantaj sağlıyor.

Bu gelişmelerin yanı sıra ekip, üç gün gibi kısa bir sürede ölçekli modellerin görece büyük gövde parçalarını üretebildiği için parça üretim süresi de önemli ölçüde azaltılmış durumda ve bu araç üzerindeki güncellemelerin çok kısa sürede gerçekleşmesini sağlayarak pistte istenen yüzdelik, ondalık saniyeleri takıma kazandırıyor.

Rüzgâr tünelindeki gelişmeler fark yaratıyor

McLaren Racing’de Eklemeli Üretim Bölümü Başkanı Tim Chapman, “Stereolitografi teknolojisi ve malzemeleri onu kullanma şeklimizi değiştirecek şekilde evrim geçirdi” diye açıklıyor. “Artık sadece prototip üretmiyoruz; şimdi birçok tam ölçekli bileşen ve tam boyutlu parça üretiyoruz.”

McLaren’in yeni nesil Neo800’leri ile en değerli gördüğü uygulamalardan biri rüzgâr tüneli testleri olmakta. Ekip, aerodinamik paketi optimize etmek ve daha fazla sürtünme kuvveti ve araçtaki ön ve arka aerodinamik yükleri dengelemek için %60 ölçekli modeller kullanıyor.

Chapman, “Rüzgâr tüneli testi, her parçanın gerek ayrı gerekse aracın bütünü olarak birlikte nasıl çalıştığını değerlendirmede hala altın standarttır.” diye açıklıyor. “Neo serisi 3D yazıcılarımız, aerodinamik rüzgâr tüneli parçaları ve projelerimizin teslim sürelerini çok önemli ölçüde azaltmamıza yardımcı oldu.”

Ekip bu parçaları, özellikle rüzgâr tüneli modelleri için geliştirilmiş Somos® PerFORM Reflect reçine malzemesini kullanarak, %30 daha kısa sürede güçlü ve sağlam parçalar elde etmekte. Chapman şöyle devam etmekte: ” Yüksek çözünürlük gerektiren parçalarımızı Neo serisini kullanarak daha az ardıl işlem prosesi ile daha hızlı bir şekilde üretip rüzgâr tüneli testlerine yetiştiriyoruz. Hıza ek olarak, artık ekibimizin testleri geliştirmesi ve performansı artırmak için yenilikçi fikirler bulmasını sağlayan üstün doğruluk, ayrıntı ve yüzey kalitesinde rüzgâr tüneli parçaları üretebiliyoruz. Araçların bir sonraki yarışa teslim edilmesi için son derece kısıtlı teslim tarihlerinin olduğu ve en küçük tasarım yinelemesinin kazanma, kaybetme veya griddeki pozisyonları telafi etme açısından tüm farkı yaratabileceği Formula 1’de bu faydaların taşıdığı önem abartısız çok büyük olmakta.”

Stratasys EMEA Başkanı Andy Langfeld ise şunları söylüyor: “3D baskıdaki dönüştürücü değer, parçaları belirli uygulamalar için hızlı bir şekilde özelleştirebilmek ve uyarlayabilmekten geliyor. Bu projede McLaren, Stratasys’in birinci sınıf Somos malzemeleri ve yarış uzmanlığı birleştirilen yeni nesil stereolitografi teknolojisi ile ürün geliştirme süresini önemli ölçüde kısaltabildi ve maliyetlerini kontrol edebildi. İki dünya çapında organizasyon arasında, harika bir ortaklık.”

Proje ile ilgili daha detaylı bilgi için tıklayınız.

Case Study: Mertay Makina MJF & CNC Hibrit Çözümü

Mertay Makina 2006 yılında Bursa’da kurulmuş olan ve özel makine imalatı yapan, sektöründe öncü bir firmadır.

Özellikle son yıllarda araç aydınlatma sistemleri üzerine çalışan birçok firmaya aparat üretimi gerçekleştirmektedir.

Alüminyum kaplama işi de yapmakta olan firma; ürettikleri maskeleme aparatları sayesinde stop veya far gibi ürünlerin alüminyum kaplanacak kısımlarının diğer bölümlerden ayrılmasını sağlamaktadır. Maske aparatı sayesinde de kaplama gerçekleşmiş olmaktadır.

Bunları geleneksel yöntemler (CNC) ile üretmekte olan firma ile yolumuz 2019 yılında kesişti. Yollarımızı kesiştiren ise geleneksel yöntemlerin maliyetleri, termin sürelerinin uzunluğu ve ağırlıkların fazla oluşu idi.
Mertay Makina’ya daha önce alüminyum kütüklerden işlenen prototiplerin HP MJF teknolojisi kullanılarak üretimleri konusunda kendilerine bir çözüm sunuldu ve başarı ile uygulandı.
Araç stop lambasının iç kısmının kalıptan çıkmış hali.
HP MJF teknolojisi ile üretimi gerçekleştirilmiş maskeleme aparatı.
Araç stop lambasının MJF teknolojisi ile üretilmiş prototipin üzerine montajlanmış hali
Alüminyum ile kaplamaya hazır 3D printer ile üretilmiş maskeleme aparatı. Kırmızı yerlerin alüminyum kaplanması istenmiştir.
Alüminyum ile kaplanmış bölümler.

HP MJF teknolojisi kullanılarak üretilen maskeleme aparatları sayesinde firmanın üretim maliyetlerinde yaklaşık olarak %50 seviyelerinde bir kazanç sağlandı.

AL yoğunluğu 2.7 gr/cm3’ken, MJF teknolojisinde kullanılan PA12 malzeme yoğunluğumuz 1.01 gr/cm3 olduğu için ağırlıkta da yaklaşık %65 civarında, ciddi bir ağırlık azalması sağlandı.

Termin süreleri geleneksel yöntem ile üretildiği durumda 15 günü bulurken 3D printer yöntemi ile 3 iş gününde parça teslimatları yapıldı.

Bunun yanı sıra; son yaptığımız çalışmada, istenen toleransları sağlayabilmek adına, firmaya hibrit bir çözüm sunuldu. Burada alt parça CNC’de ABS malzemeden işlenirken, üst parça HP 3D printer ile üretildi ve firmaya teslim edildi.

HP 3D Printing ve L'Oréal, Kozmetik Sektörünü Yenilemek İçin İş Birliği Yapıyor

HP, üretim esnekliğini artırmak ve yenilikçi yeni ambalaj ve müşteri deneyimleri yaratmak için L’Oréal ile iş birliği yapıyor. L’Oréal, üretim süreçlerindeki ve üretim hatlarındaki değişimlere hızla yanıt vermek için konvansiyonel yöntemlerden HP Multi Jet Fusion 3D baskı teknolojisine döndü.

L’Oréal’in ürünlerinin dolum hattında daha iyi taşımasına, doldurmasına ve etiketlemesine olanak tanıyan büyük hacimli ayarlanabilir “taşıyıcı aparatların” öncelikle prototip çalışmaları yapıldı. En doğru tasarım bulunarak kaliteli imalat verimliliği garanti altına alınmış oldu.

Kullanılan özel programlar sayesinde baskı süresini azaltmak için parçaların hacmini azaltabildiler. Prototip çalışmalarından sonra seri üretim için HP MJF 5210 cihazlarını kullandılar. Bu sayede %33 maliyet, %66 zaman kazandılar. Geleneksel yöntemler çok daha pahalı ve çok daha uzun zaman almaktaydı. Aynı zamanda “taşıyıcı aparatları” kişiselleştirme yeteneğinin de COVID-19 salgını boyunca değerli olduğu kanıtlandı ve üretim hattındaki esnekliği sayesinde L’Oréal’e tüketici satın alma davranışlarındaki değişikliklere yanıt verebildi.

L’Oréal, ürünleri küresel tedarik zincirinde ölçeklendirmek için HP’nin Dijital Üretim Ağı’nı (DMN) kullanmayı ve parçaları gerektiği zaman ve yerde verimli bir şekilde üreterek sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmayı planlıyor.

Kaynak ve proje ile ilgili daha detaylı bilgi için tıklayınız.

PLG Haber Ekim’e Kısa Not

26-29 Ekim Tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde Kalite Fuarı’ndayız…

logo

Üretimde üst düzey kaliteyi arayan firmaların; aradıklarına her aşamada cevap verecek firmalarla bir arada bulunduğu fuar deneyiminde 108 numaralı stantta yerimizi alıyoruz. Davetiye için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Kalite Fuarı’nda görüşmek üzere…

PLG Haber Ağustos 2022 Sayısı

Sıcak yaz günlerine veda etmeye ve sonbaharın gelişine hazırlandığımız şu günlerde, sonbaharın eşsiz renkleri gibi çeşitli ve keyifli yeni yayınımızla tekrar karşınızdayız. Yaz ile birlikte bir düğün sezonunun daha sonuna yaklaşırken okula dönüş hazırlıkları da hız kazanmaya başladı. Bu sayımızda hayatımızın dönüm noktalarından olan bu iki önemli konuda 3D teknolojilerinin kullanımı uygulamalarını merceğimize aldık.

Keyifli okumalar…

3D TEKNOLOJİLERİ İLE EĞİTİMİ ZENGİNLEŞTİRMEK

Üretim dünyasında çığır açan 3D baskı teknolojisi günümüzde pek çok sektörde başarılı ve etkin bir şekilde kullanım alanı bulmakta. Günümüzde pek çok üretici, uçak/otomobil parçaları, protez uzuvlar ve hatta 3D baskılı ilaçlar üretmek için 3D baskı veya eklemeli üretim teknolojilerini kullanmakta.

Elbette 3D baskı teknolojilerinin ilkokuldan yüksek öğretime, eğitimin her alan ve düzeyinde kullanılmaya başlaması da yadsınamaz bir ihtiyaç ve gelişme. Dijital dünyamızda yenilik yapma yeteneği giderek daha önemli hale geliyor, bu nedenle öğrencileri farklı düşünmelerine yardımcı olacak araçları keşfetmeye teşvik etmek onları eğitimden sonraki hayata hazırlamada fayda sağlayacaktır.

Geleceğin teknolojilerini geliştirecek nesilleri 3D baskı teknolojisi ile mümkün olduğunca erken tanıştırmak bir anlamda geleceğe yatırım yapmamıza da yardımcı olmakta. Önümüzdeki yıllarda kullanımı daha da yaygınlaşacak olan bu teknolojiyi eğitimlerine erken entegre eden eğitim kurumları eğitim kalitelerinde diğerlerinden ciddi anlamda ayrışmakla kalmayıp, geleceğin okullarını şekillendirmede de öncülük yapmaktadırlar. 

3D Baskının Eğitimde Kullanım Alanları

Genel olarak bakıldığında, eğitim ortamlarında 3D baskı için dört ana kullanım alanı olduğu görülmekte:

Öğrencilere 3D baskı, 3D baskı teknolojisinin nasıl çalıştığı ve gerçek dünya senaryolarındaki uygulamaları hakkında bilgi vermek.

Geleceğe yön veren 3D teknolojisi hakkında temel bilgi ve bakış açısı sağlamak teknolojinin inanılmaz bir hızla geliştiği günümüz dünyasına hızla adapte olacak bireyler yetiştirmek açısından oldukça önemlidir.

Eğitmenlerin eğitimi: 3D baskı teknolojisinin eğitim müfredatlarına uygun şekilde dahil edilebilmesi için öğretmenleri bilgilendirmek.

Katmanlı üretimin tasarım ilkeleri ile 3D yazıcı ve tarayıcıların nasıl kullanılacağını anlayan eğitimciler olmadan 3D baskı eğitimde başarılı bir şekilde kullanılamaz. Öğretmenlerin eğitimi, sürekli mesleki gelişim ve 3B baskı atölyeleri, öğrencilerin eğitimde kullanılan 3B baskıdan en iyi şekilde yararlanmalarını ve öğrencilerine en verimli şekilde aktarabilmelerini sağlayabilir.

Öğrencilerin yaratıcılığını ve tasarım becerilerini geliştirmek.

Doğru araçlar, kaynaklar ve destek verildiğinde, öğrenciler harika icatlar yaratabilirler. 3D baskı ile öğrenciler, kendi hayal güçlerini görselleştirmek ve yaratmak için en son teknolojiyi kullanan tasarımcılar ve yaratıcılar olurlar. Başkasının yarattıklarını satın almak veya tüketmek yerine, ihtiyaçları tespit edebilen ve çözüm üretebilen mucitler haline gelirler.

Öğrencilerin önemli kavramları anlamalarına yardımcı olan baskı yapıtları / prototipler hazırlamak.

3D baskı teknolojileri, eğitimcilerin öğrencilere bilimsel kavramları anlamak için kullanışlı, pratik, uygulamalı bilgiler sağlayan doğru fiziksel prototipler hazırlama imkânı sunar. Eski toplumları öğrenmek için bir mumya veya piramit modeli; yeryüzü şekillerini öğrenmek için bir yarımada veya sıra dağlar ya da anatomi bilgisi için vücut uzuv/organları tasarlayıp, yazdırmak… Liste bir öğretmenin ve öğrencilerin hayal gücü ile sınırlı.

Özellikle ilk öğretim düzeyinde 3D modeller ile çalışmanın öğrencilerin öğrenme motivasyonlarında ve isteksiz öğrencilerin derslere katılımında artış sağladığı; sözlü sunumlar ve gösteriler sırasında 3D yazdırılmış nesneleri kullanmanın, öğrencilerin topluluk önünde konuşma becerilerini geliştirmesinde olumlu katkıda bulunduğu görülmektedir. 

Eğitimciler, öğrencilerde uzaysal algı yeteneğini geliştirmek için 3D yazdırılmış görselleştirmeleri de kullanabilir. 2014’te Çin’de yapılan bir araştırma, 3D baskının uzaysal öğrenmeyi önemli ölçüde iyileştirdiğini göstermektedir.

Üniversitelerde 3D Baskı ve Bir Örnek Vaka İncelemesi

Yüksek öğrenim seviyesinde, öğrencilere 3D baskı teknolojisinin nasıl çalıştığını öğretmek için daha geniş bir alan vardır. Günümüzde pek çok üniversite artık 3D baskı modüllerini ve projelerini mühendislik, uygulamalı bilimler ve diğer derslerine dahil etmekte.

3D baskı ayrıca bilimler arasında görsel ve pratik öğrenmeye yardımcı olmak için birçok fırsat sunmakta. 3D baskılı bileşenler genellikle makine mühendisliği, havacılık ve robotik dahil olmak üzere farklı disiplinlerdeki bilimsel deneyler için test modelleri olarak kullanılmakta.

Örnek Vaka: Stratsys & Boston Üniversitesi

Stratasys 3D Printing, STEAM ve tasarım becerilerini geliştirmek için zengin fırsatlar sunmaktadır. Öğrencilere gerçek dünyadaki zorlukları sunma yoluyla problem çözmeye yönelik uygulamalı bir yaklaşımla öğrenmelerine katkıda bulunur.

“3D baskı, öğrencilerin hızlı bir şekilde tekrar yapmalarına ve tasarımlarını prototiplemek için gereken becerileri öğrenmelerine olanak tanır.”

Aleks Zosuls, Boston Üniversitesi

Pratik Tecrübe

Boston Üniversitesi Mühendislik Ürün İnovasyon Merkezi’ndeki (EPIC) Stratasys FDM 3D yazıcılardan bazıları. Merkezde ayrıca Connex3de dahil olmak üzere PolyJet 3D yazıcılar bulunmakta. 

Boston Üniversitesi’nde karmaşık mühendislik kavramları erken başlar ve öğrenme için iyi bir temel oluşturmak teori ve uygulamaya maruz kalmayı gerektirir. Müfredatı değerlendirdikten sonra, Boston Üniversitesi’ndeki Mühendislik Fakültesi bir şeylerin eksik olduğunu fark etti. EPIC direktörü ve Boston Üniversitesi’nde mühendislik profesörü olan Gerry Fine, “İyi bir teorik mühendislik eğitimi veriyorduk” diyor. “Ama yeterli pratik, uygulamalı deneyim sağlamıyorduk.” Üniversitenin çözümü, tüm mühendislik öğrencilerinin ikinci sınıfta almaları gereken işbirlikçi, pratik bir mühendislik dersi oluşturmaktı.

Sınıfa giren 450 mühendislik öğrencisini ağırlamak için Boston Üniversitesi, birden fazla FDM® ve PolyJetTM 3D yazıcı dahil olmak üzere sabit iş yükünün üstesinden gelmek için donatılmış 20.000 metrekarelik Mühendislik Ürün İnovasyon Merkezi’ni (EPIC) oluşturdu. “Şu anda tesiste yılda bin öğrenci çalıştırıyoruz. Bir bodruma gömülmedi, müfredatın ayrılmaz bir parçası oldu” diye ekliyor Fine. 

Gerçek Dünya Uygulamaları

Uygulamalı ders, öğrenci ekiplerini ticari olarak satılan bir üründe tersine mühendislik yapmaya zorlayarak başlar. Bileşenlerini, yapısını ve işlevselliğini analiz ettikten sonra, öğrenciler yeni bir şey tasarlama sürecine başlarlar. Ekipler, bir sorunla karşılaşan bir müşteriyle oturur, ardından nihai sunuma kadar iyileştirecekleri bir çözüm geliştirir. Öğrenciler, hava kalitesi monitörleri ve ağaçkakan caydırıcılardan son derece niş ürünlere kadar çeşitli ürünler için prototipler geliştiriyorlar. Perkins School for the Blind’den (Perkins Görme Engelliler Okulu) bir proje, öğrencilere görme engelli topluluğu göz önünde bulundurarak bir bant kesme aparatı yaratmaları için meydan okudu. Görüşme ve tekrarlama turlarından sonra ekip, bant şeritlerini otomatik olarak kesen ve görme engelli kişilerin daha kolay kullanmasını sağlayan bir aparat geliştirdi.

Kara Mogenson, EPIC laboratuvar sorumlusu

Sınıfın doğası gereği 3D baskı, sürecin araçsal bir parçasıdır. Her takımın, mühendislik becerileri ve eğitim geçmişi büyük ölçüde farklılık gösteren bir öğrenci karışımı vardır. “Bu sınıftaki öğrencilerin yaklaşık %25’i daha önce tornavida kullanmamış, diğerleri robotik yapmıştır. Bazılarının evde kendi 3D yazıcıları var. Boston Üniversitesi’nde araştırma mühendisi, eğitmen ve öğretim görevlisi olan Aleks Zosuls, “Gerçekten tam spektruma sahibiz” diyor. “3D baskı, öğrencilerin hızlı bir şekilde yineleme yapmalarına ve tasarımlarını prototiplemek için gereken becerileri öğrenmelerine olanak tanır.”

Başarı İçin Araçlar

Eğitmenler, bu bir işmiş gibi davranarak, ekiplerin bağımsız çalışmasına izin vermeye özen gösterirler. Zosuls, “Bir şirkette olsalardı, kimse ödevlerini not etmezdi” diyor. “Müşterinin sorununa tek bir çözüm yok. Onları tek bir çözüme zorlamayarak daha yaratıcı oluyorlar.”

EPIC laboratuvar sorumlusu Kara Mogenson, “Tasarım deneyimi, öğrenme ve bir şeyler yaratma ve bunun başarısız olması ve ardından onu yeniden tasarlama ve yeniden yaratma, size farklı üretim süreçlerini kullanmanın tüm ayrıntılarını öğretiyor” diyor.

Sınıfın sonuçları öğrencileri güçlendirdi ve yenilikçi tasarımlar sağladı. “Lisans öğrencilerine profesyonel araçlar verdiğinizde profesyonel sonuçlar elde ederler. Onların harika profesyonel mühendisler olmalarını istiyoruz ve onlara ne kadar erken profesyonel araçlar verirsek, bu hedefe o kadar çabuk ulaşırlar.” diye özetliyor yaklaşımlarını EPIC Direktörü Gerry Fine.

Barry Wu, elektrik mühendisliği öğrencisi ve laboratuvar asistanı

SIRADANLIKTAN ORJİNALE… 3D VE DÜĞÜNÜNÜZ: NEDEN OLMASIN?

Her biri birbirinin aynı düğün dekorasyonlarından sıkıldınız ve bu mutlu gününüzde sıradanlıktan sıyrılıp, kişiliğinizi tam olarak yansıtan, size özel bir tasarım mı arıyorsunuz? Düğününüzü 3D teknolojilerini kullanarak kişiselleştirebileceğinizi biliyor muydunuz?

Hızla gelişen 3D teknolojileri hayatlarımızın her alanına temas etmeye ve yaşamlarımızı zenginleştirmeye devam ediyor. Kişiselleştirilmiş dekorasyon ürünleri ve aksesuarlar da bunlar arasında yer almakta.

Düğün davetiyelerinden, neon ışıklandırma tabelalarına, pasta üstü süslemelerinden, düğün hediyelerine ve hatta kendi mini gelin ve damat figürlerinize kadar aklınıza gelebilecek her türlü dekorasyonu 3D bastırabilir; gelin buketi, papyon, kol düğmesi ve hatta alyans gibi aksesuarlarınızda sınırları zorlayan tasarımlarla bu özel gününüzü eşsiz ve unutulmaz kılabilirsiniz.

Zortrax BlueCast Original ile basılan bu takılar mükemmel detayları ve ince işçiliği ile göz alıyor.

MIT Technology Review yazarı ve aynı zamanda makine mühendisi olan Erin Winick’in 2018’de yaklaşık 200 adet karanlıkta parlayan çiçekten oluşan ve yapımı yaklaşık 100 saat süren gelin buketi de dahil olmak üzere tüm dekorasyon ve aksesuarlarını, kendi yaptığı tasarımları 3D’de basarak gerçekleştirdiği düğünü bu alandaki ilklerden olmasıyla öne çıkıyor.

Winick’in hayalindeki düğününün keyifli hikayesini anlattığı makalesine MIT Tech Review sayfasından ulaşabilirsiniz.

Düğününüz için ilham veren 3D baskı dekorasyon fikirleri için Pinterest’e göz atabilir, işinizi geliştirecek profesyonel çözümler için uzman ekibimizle irtibata geçebilirsiniz.

PLG Haber Eylül’e Kısa Not

Kalite’22 Fuarı İçin Geri Sayım Başladı…

logo

Üretimde üst düzey kaliteyi arayan firmaların; aradıklarına her aşamada cevap verecek firmalarla bir arada bulunduğu fuar deneyiminde bu sene de yerimizi alıyoruz. 26-29 Ekim tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde yapılacak fuar için hazırlıklarımız hızla devam ederken, bu etkinlikte tekrar sizlerle buluşacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Kalite’22 Fuarı’nda görüşmek üzere…

PLG Haber Mayıs 2022 Sayısı

                                                                                        Değerli Okuyucumuz,

Bu ay sizinle Üretim ve Ür-Ge Direktörümüz Ümit Gencay Başcı ve Rıdvan Yamanoğlu tarafından kaleme alınan “YENİ NESİL ÜRETİM TEKNOLOJİSİ: FDM İLE EKLEMELİ İMALAT” konulu International Journal Of 3D Printing Technologies and Digital Industries” dergisinde yayınlanan makalesini paylaşıyoruz. Ayrıca Stratasys’in çığır açan J850 3d printerının moda sektöründe devrim niteliğinde başarısına da yer verdik.

Keyifli okumalar.

GİRİŞ

Eklemeli imalat teknolojileri, konvansiyonel talaşlı imalat teknolojilerinin tersine üç boyutlu bilgisayar destekli (3B BDT) veriden fiziksel parçanın tabaka tabaka ve ihtiyaç duyulduğu kadar malzemenin kullanılması ile imal edilmesidir[1]. Eklemeli imalat teknolojilerinin kullanımı ile, fiziksel parçalar konvansiyonel yöntemlerdeki üretim sınırlamaları olmaksızın tek aşamada imal edilebilmektedir. Birden fazla alt parçadan oluşan ürünün montajlı bir şekilde imalat edilmesi eklemeli imalat teknolojileri ile mümkün olmaktadır. Bu sayede üretim ve işçilik süreleri azaltılarak üretim maliyetleri düşürülebilmektedir[2]. Parça tasarımından doğrudan imalat mümkün olduğundan stok için üretim yerine, talep geldiğinde imalatın yapılması mümkündür. Tam zamanında imalatın yapılabilmesi stok maliyetlerinin düşürülmesine neden olmaktadır[3]. Üretime yardımcı direkt ve endirekt kalıp ve fikstürlerin imal edilebilmesi üretim hızlarını arttırmakta ve maliyetlerini düşürmektedir[4-6].

Eklemeli imalat teknolojileri ISO/ASTM’ ye göre yedi ayrı katagoriye ayrılmaktadır[7]. Bu teknolojilerden birisi de Malzeme Ekstrüzyonu’ dur. Malzeme ekstrüzyonu, 1988 yılında Crump tarafından patentlenmiş ve 1990 yılında FDM/EYM (Eriyik Yığma Modelleme) adı altında ticarileştirilmiştir[8]. O yıllardan günümüze kadar EYM teknolojisi, ürün geliştirme, kavramsal, fonksiyonel prototipler ve az adetli parçaların imalatında kullanılmıştır. Sahip olduğu avantajlar nedeniyle, eklemeli imalat teknolojilerinin kullanımları havacılık[9], otomotiv[10], tasarım, sağlık ve eğitim alanlarında hızla yaygınlaşmaktadır[11].

EYM teknolojisi, filament şeklindeki polimerik malzemenin sıcak bir nozül’ den geçirilerek viskoz hale getirilmesi ve 3B BDT veri kesitine göre hareket ettirilmesi ile parçanın katmanlı olarak imal edilmesine dayanmaktadır[12]. EYM teknolojisinde parça katmanlı olarak imal edildiğinden parçanın geometrisine bağlı olarak farklı yüzey pürüzlükleri ve basamaklı görünüme sahip parça elde edilmektedir. Yüzey pürüzlülüğü uygulamaya göre hem estetik görünümü hem de parça mukavemetini olumsuz yönde etkilemektedir. EYM teknolojisinde üretilen parçanın özelliklerini etkileyen, ekstrüzyon sıcaklığı, ekstrüzyon hızı, tabaka kalınlığı, parça oryantasyonu, destek yapısı ve üretim hacminin sıcaklığı gibi proses parametreleri mevcuttur. Düzgün yüzeyli ve yüksek mukavemetli parçaların üretimi için bu parametrelerin kullanılan malzemeye göre optimize edilmesi gerekmektedir. EYM teknolojisinin diğer bir özelliği de parça özelliklerinin yöne bağlı olarak değişmesidir. Bu nedenle parçanın kullanım yerine göre parça üretim oryantasyonu dikkatli bir şekilde seçilmelidir[13].

EYM teknolojisinde ABS (Acrylonitrile Butadiene Styrene) ve PLA (Polylactic Acid) başta olmak üzere PEKK (Polyetherketoneketone), PEI (Polyetherimide), PPSU (Polyphenylsulfone) ve PC (Polycarbonate) gibi yüksek mukavemet ve ısı dayanımının gerekli olduğu malzemeler kullanılabilmektedir. Bu malzemelerin kullanımı ile endüstriyel alanda teknolojinin kullanımı hızla yaygınlaşmıştır[14]. Son yıllarda malzeme teknolojilerinin gelişmesi ile EYM teknolojilerinde kompozit filamentler de kullanılmaya başlamıştır. Farklı takviye malzemeleri ile üretilen kompozit malzemelerin EYM teknolojisi ile parça haline dönüştürülmesi ile, kompleks sensörler, mikro akışkan cihazlar, akıllı giysiler, 4D akıllı sistemler[8], rejeneratif tıp alanında kullanılmak üzere iskele (scaffold) yapıları ve kişiye göre dozajlaması ayarlanmış ilaçların imal edilmesi mümkün olmuştur[15]. 2016 senesinde üç boyutu EYM teknolojisi ile üretilmiş SPRITAM tabletleri US Food and Drug Administration (FDA) kullanılabilir onayını almıştır[8].

2005 yılında açık kaynak kodlu Rep Rap ve FAB@home projesinin ortaya çıkması ile masa üstü hobi amaçlı ucuz EYM cihazları üretilmiştir. 2008 yılında MakerBot firmasının kurulması ile PLA ve ABS filament kullanan, ev ve ofis ortamlarında parça imalatı yapabilen, EYM yazıcıların seri imalatına geçilmiştir. Ucuz EYM yazıcıların piyasaya sürülmesi teknolojinin yakından tanınmasına ve yaygınlaşmasına sebep olmuştur

EYM teknolojisinin endüstriyel uygulamalar ve az adetli imalatın yanı sıra evlere kadar girmiş olması teknolojinin gelişimini tamamladığı anlamına gelmemektedir. Konvansiyonel yöntemlerin yerini alabilmesi için hem teknolojinin hem de kullanılan farklı malzemelerin geliştirilmesi, maliyetlerin düşmesi ve üretim hızlarının arttırılması gerekmektedir. Yakın gelecekte bu problemlerin aşılması ve teknolojinin otomasyona uygun olması nedeniyle geleceğin akıllı fabrikalarında üretim istasyonları olarak kullanılabilme olasılıklarını arttırmaktadır.

EKLEMELİ İMALAT TEKNOLOJİLERİ

Eklemeli imalat, üç boyutlu datadan malzemenin tabaka tabaka eklenerek, fiziksel objenin imal edilmesine dayalı üretim teknolojilerine verilen gelen isimdir[17]. Eklemeli imalat teknolojileri International Organization for Standardization (ISO)/American Society for Testing and Materials (ASTM) 52900:2015’ e göre yedi kategoride sınıflandırılmaktadır[7].

     ❖ Bağlayıcı Püskürtme

     ❖ Direk Enerji Biriktirme

     ❖ Malzeme Ekstrüzyonu

     ❖ Malzeme Püskürtme

     ❖ Toz Yatağında Ergitme

     ❖ Plaka Tabakalaştırma

     ❖ Havuz Fotopolimerizasyonu

Eklemeli imalat teknolojileri, kullanılan malzemelere göre de polimer, metal, seramik, mum imalat yöntemleri olarak da sınıflandırılmaktadır[18]. Eklemeli imalat teknolojilerinin konvansiyonel imalat teknolojilerine göre birçok avantajları mevcuttur. Bu avantajlarından bazıları aşağıda maddeler halinde verilmiştir[7].

     ❖ Tasarımın doğrudan imal edilebilmesi

     ❖ İlave işleme ya da üretim maliyeti olmadan parçanın imal edilebilmesi

     ❖ Kompleks iç yapılara sahip olan tasarımın elde edilebilmesi

     ❖ Latis yapısına sahip ya da içi boş hafif parçaların imal edilebilmesi

     ❖ İlave işlem gerektirmeden net şekilli son ürünün doğrudan üretilebilmesi

     ❖ Malzeme kayıplarını minimuma indirerek minimum atıkla imalatın yapılabilmesi

     ❖ Ürün geliştirme süresini kısaltılarak, markete giriş hızının arttırılabilmesi

     ❖ Çok çeşitli parçaların daha küçük üretim alanlarında imal edilebilmesi

     ❖ Talep anında üretimin yapılabilmesine izin verilmesi

     ❖ Mükemmel ölçeklendirilebilirlik

Yukarıda belirtilen avantajlarının yanı sıra, teknolojinin hala gelişmekte olması nedeniyle aşağıda belirtilmiş olan dezavantajları da mevcuttur;

     ❖ Yüksek hacimli imalatlara göre (örneğin plastik enjeksiyon kalıplama) maliyeti yüksektir,

     ❖ Teknolojiye uygun malzemeler ile imalat yapıldığından renk, malzeme ve yüzey işleme seçenekleri sınırlıdır,

    ❖ Diğer imalat yöntemlerine göre toleransları düşüktür. Üretim sonrası parça ek işleme gerektirebilir (Örneğin, talaşlı imalat, parlatma ve boya vb.)[18].

Eklemeli imalat teknolojilerinden biri olan EYMM 1988 yılında Crump tarafından patentlenmiş ve sonrasında 1990’ların başında Sytratasys markası altında ticari olarak üretilmeye başlanmıştır[8]. 2005 senesinde açık kaynak kodlu RepRap ve FAB@Home projesinin ortaya çıkması ile masa üstü, hobi amaçlı ucuz FDM yazıcıların yaygınlaşması sağlanmıştır. 2008 senesinde Bre Pettis, Adam Mayer ve Zach Hoeken Simith MakerBot firmasını kurmuşlardır. Bu firma üretmiş olduğu masaüstü FDM yazıcılar PLA, ABS filament malzeme kullanımıyla ofis ve ev ortamlarında parça imalatı yapılabilmektedir. Tüm bu gelişmeler EYM teknolojisinin diğer teknolojilere göre daha yaygınlaşmasına ve kullanım alanlarının artmasına sebep olmuştur[16].

Eriyik Yığma Modelleme (EYM)

(EYM), ASTM’ nin eklemeli imalat teknoloji sınıflandırma gruplarından biri olan Material Extrusion (MEX) sisteminin ilk ticari ismidir. Aynı yöntem, Fused Flament Fabrication (FFF) teknolojisi olarak

da adlandırılmaktadır[1, 19]. FDM ve FFF teknolojisinin Türkçe karşılığı Eriyik Yığma Modelleme (EYM) olarak verilmektedir.

EYM teknolojisinin tekno-ekonomik olarak birçok faydası mevcuttur. Bu faydalar arasında, diğer teknolojilere göre uygulama kolaylığı, uygulamaya göre düşük maliyetli oluşu, ölçeklendirilebilme özelliğinin oluşu, çoklu üretim kafalarının kullanımı ile fiziksel olarak büyük parçaların üretimine izin vermesi, kullanılan hammaddenin uygulamaya göre hazırlanabilmesi, ucuz malzemelerin yanında yüksek mühendislik malzemelerinin de üretimde kullanılabilirliğidir. EYM teknolojisi, malzeme mühendisliği, ileri imalat, medikal araştırmalar, fonksiyonel malzemelerin geliştirilmesi gibi araştırma alanlarında kullanılmaktadır. EYM teknolojisinin avantajlarının yanında aşağıda belirtilmiş olan dezavantajları da mevcuttur[12, 19].

     ❖ Üretimdeki parça oryantasyonuna bağlı olarak değişen yüzey pürüzlülüğü,

     ❖ Desteksiz bölgelerin üretim zorlukları ve parça içi boşlukların varlığı,

     ❖ Problemsiz parça üretimi için gerekli olan takım yolunun geliştirilme zorluğu,

     ❖ Parçanın içermiş olduğu iç hataların tahribatsız olarak belirlenmesindeki zorluk,

     ❖ Lamine yapıdan kaynaklanan mukavemet problemleri[19],

EYM teknolojisi, filament şeklindeki polimerik malzemenin XYZ kartezyen koordinatlarına sahip bir hareketli sisteme bağlı bir ekstrüderden geçirilirken ergitilerek viskoz hale getirilmesi ve bu sayede ergiyen plastik malzemenin bir program dahilinde üretilecek fiziksel parçanın daha önceden dilimlenmiş kesiti üzerinde geometrik olarak gezdirilerek o anki tabakanın üretilmesi ve tabaka üretimi sonrası platformun seçilen tabaka kalınlığı kadar aşağı indirilerek bir sonraki tabakanın imal edilmesi ile devam eden bir imalat yöntemidir. İmalat, üretim platformu üzerindeki dilimlenmiş BDT verisinin tüm tabakalarının üretiminin tamamlanması ile son bulur. Sistemin şematik olarak gösterimi Şekil 1’ de verilmiştir[8, 12, 19].

Şekil 1. EYM mimarisi A) Sistemin çalışma şekli B) Sistem uygulamasının şematik gösterimi[19].

Üretilecek parçanın geometrisine bağlı olarak, tabaka kalınlığının seçimi, parçanın üretim platformu üzerine konumlandırılması, parçanın platform üzerindeki oryantasyonu, takım yollarının seçimi ve parçanın desteklenmesi gereken bölgelere destek verilmesi, problemsiz, yüksek mukavemetli ve düşük yüzey pürüzlülüğüne sahip parçanın üretimi için gerekli olan parametrelerdir. Üretim esnasında ekstrüde edilecek malzemenin uygun ekstrüzyon sıcaklığının seçimi, ekstrüzyon hızı, kafanın hareket hızı, üretilecek tabakanın kalitesi ile alakalı olduğundan uygun bir şekilde ayarlanması gerekmektedir[1, 8]. Şekil 2’ de EYM sistemi için çıkarılmış olan tipik bir takım yolunun şematik gösterimi verilmiştir. Takım yolunun belirli stratejilere göre seçimi ile parçanın içerisi belirli oranlarda boşluklu olarak imal edilebilmektedir. Bu sayede fonksiyonel olmayan sadece gösterim amaçlı parçalar içi boşluklu olarak üretilerek malzeme tasarrufu sağlanabilmektedir[8].

Şekil 2. Takım yolu stratejisi A) Takım yolu değişkenleri B) Yoğun takım yolu C) Boşluklu takım yolu[19].

Üretim parametrelerinin malzemeye göre uygun bir şekilde seçilmemesi, parça tabakalarının düzgün üretilmemesi, tabakaların birbirlerine iyi bağlanmaması, yüzey pürüzlülüğünün yüksek olması, yapı içerisinde boşlukların oluşması ve bu nedenlerden dolayı düşük mukavemete sahip olan parça imalatına neden olabilmektedir[19]. Piyasada ticari olarak satılan endüstriyel EYM makinelerinde malzemeye göre parametre seçimlerinin doğru olarak yapılmasını sağlayan özel programlar mevcuttur. Bu programların satıcı firmalar tarafından makine ile birlikte verilmesi, kullanıcının yapacağı, bilinçsiz parametre seçimleri nedeniyle ortaya çıkacak üretim problemlerini ortadan kaldırmaktadır[10]. Endüstriyel EYM sistemlerinin hobi amaçlı açık kaynak kodlu masaüstü yazıcılardan daha pahalı olmasının sebepleri; daha kontrollü bir makine alt yapısına sahip olmaları, üretimin daha kontrollü ve kapalı bir sistemde yapılması ve kontrol yazılımlarının daha gelişmiş olması nedeniyledir. Bu sebeplerden dolayı, endüstriyel EYM sistemleri, düşük maliyetli, hobi amaçlı EYM sistemlerinden daha düzgün yüzeyli, daha mukavemetli parçaların imalatına izin vermektedir. Ayrıca ucuz sistemler, ABS, PLA gibi sadece genel amaçlı birkaç polimer malzemenin kullanımına izin verirken, endüstriyel sistemler, daha yüksek sıcaklık, kimyasal dayanım, alev geciktirici, özelliklere sahip ileri mühendislik malzemelerinin (ABS, PC, PEI, PEKK, PPSU vb.) kullanımına olanak sağlamaktadır[1, 10, 14]. Şekil 3’ de endüstriyel EYM sistemlerinde kullanılmakta olan malzemelerin mekanik özellikleri verilmiştir[10].

Şekil 3. EYM malzeme özellikleri A) Çekme ve akma mukavemeti B) Çekme mukavemeti ve ısı dayanımı[10].

Şekil 3a’ da EYM teknolojisinde kullanılan malzemelerin akma mukavemeti ile çekme mukavemetinin değişimi ve Şekil 3b’de çekme mukavemeti ile mukavemetlerini koruyabildikleri maksimum kullanım sıcaklıkları verilmiştir. Şekilden görüldüğü gibi ABS malzemenin çekme mukavemeti yaklaşık 30MPa ve kullanım sıcaklığı 600 C iken PEI malzemenin çekme mukavemeti 50MPa ve kullanım sıcaklığı 2150 C’dir [10].

EYM sistemlerinin tabakalı imalat doğasından kaynaklı diğer bir özelliği de, üretilen parçanın anizotropiye sahip olmasıdır[10]. Anizotropi; parçanın mekanik özelliklerinin yöne bağlı olarak değişmesi anlamına gelmektedir. Anizotropi nedeniyle üretim platformu üzerinde parça konumlandırılmasının seçimi parçanın uygulamada maruz kalacağı mekanik özellik yönüne göre seçilmelidir[12, 13]. Şekil 4’ de farklı oryantasyonlarda üretilmiş olan parçaların mekanik özelliklerinin değişimi grafik olarak verilmiştir.

Şekil 4. Parça oryantasyonunun parça mukavemetine etkisi[19].

Parçanın üretim tabaka yönünün parçanın maruz kalacağı çekme yönüne paralel olması, bu yönde daha fazla çekme dayanımı ve sünekliğe sahip olması anlamına gelmektedir. Bunun tersi olarak üretim tabakalarının çekme yönüne dik olması parçanın bu yönde en düşük mekanik özellikleri göstermesine neden olacaktır. Bunun sebebi uygulanan yükün tabakalar arasındaki bağlanma mukavemeti tarafından taşınmasıdır. Tabakalar arası herhangi bir boşluk ve zayıf bağlanma çentik etkisi gibi davranarak gerilim yoğunluğunun artması ve çatlak ilerlemesi sonucunda parçanın düşük yüklerde deforme olmasına neden olacaktır. Tabakaların çekme yönüne 450 olarak üretilen parçalarda ise, paralel ve dik olduğu durumda elde edilen mukavemetler arasında bir çekme mukavemeti elde edilecektir[13, 19].

EYM teknolojisinde parça oryantasyonunun tabakalı imalat nedeniyle yüzey pürüzlülüğü üzerine etkisi çok fazladır. Yüzey pürüzlülüğü parçanın estetik özellikleri üzerinde etkili olduğu gibi mekanik özelliklerini de etkilemektedir. Parçanın geometrisine göre üretim öncesi platform üzerinde konumlandırılması görsel olarak tabakalı imalat nedeniyle ortaya çıkacak basamaklanma etkisini minimum seviyede olacak şekilde seçilmelidir. Şekil 5a’ da parça konumlandırılmasının yüzey pürüzlülüğü üzerine etkisi verilmiştir[19].

Şekil 5. Yüzey pürüzlülüğünü etkileyen faktörler A)Parça oryantasyonu B)Eğim açısı ve tabaka kalınlığı [19].

Şekil 5a’ da köşeli geometriye sahip olan parça, üretim tablasına paralel konumlandırıldığında kendi geometrisine uygun bir konumlandırma yapılmış olduğu için yüzeyinde en düşük basamaklanma görülmektedir (Parça A). Bunun yerine üretim tablasına açılı bir şekilde konumlandırıldığında ise tabakalı üretim nedeniyle üretilen parça yüzeyinde daha fazla basamaklı bir görünüm elde edilmekte ve bu durum da parçanın yüzey pürüzlülüğünü arttırmaktadır (Parça B). Tipik olarak lineer yüzey pürüzlülüğü Ra, parçanın platforma göre konumlandırma açısı , tabaka kalınlığı Lt ve yüzey oryantasyonu ile alakalıdır. Üst tarafa gelecek yüzeyler üretim platformuna paralel konumlandırılırsa (=00) parça yüzeyindeki basamak görüntüsü minimum olacaktır. Şekil 5b’ de yüzey pürüzlülüğünün parça konumlandırma açısı ile değişimi verilmiştir. Şekil 5b’ de parçanın üretim platformu ile olan açısı =00 ve 900 olması durumunda üst yüzeyde minimum yüzey pürüzlülüğü elde edilmektedir.  değerinin sıfır ve 900 den farklı olması ve tabaka kalınlığının artması yüzey pürüzlülüğünün artmasına neden olmaktadır. Bu nedenlerden dolayı parça, kullanım yerine ve beklenen görsel özelliklere göre minimum yüzey pürüzlülüğünün elde edilmesini sağlayacak şekilde üretim platformunda konumlandırılmalıdır[13, 19].

Parça dış yüzey pürüzlülükleri belirli geometrilerde kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu durumda parçanın uygulama yerine göre belirli görsel özellikleri sağlaması için bir takım yüzey işlemleri uygulanabilmektedir. Yüzeyler beklentiye göre, zımpara, parlatma, macunlama, astar boya, son boya ve vernikleme işlemlerine tabi tutulabilmektedir. Mekanik yüzey işlemlerinin yanı sıra, aseton banyosuna daldırma, kimyasal buhar ile yüzeyi çözerek polimerik parçaların yüzey pürüzlükleri azaltılabilmektedir. Bu sayede tasarımın görsel prototipi elde edilmekte ve dış ortamlara karşı polimer malzemenin de korunması sağlanarak üretilen parçanın kullanım ömrü arttırılabilmektedir [20, 21].

EYM Teknolojisinin Kullanım Alanları

Eklemeli imalat teknolojilerinin kompleks tasarımların üretimine izin vermesi ve bu sayede hafif, aynı anda birkaç özelliğe ve yüksek spesifik mukavemete sahip parçaların imal edilebilmesi, özellikle yakıt tüketimi ve emisyon özelliklerinin azaltılmasının önemli olduğu havacılık sanayiinde kullanımlarını yaygınlaştırmaktadır. Havacılık sektöründe yüksek mukavemetli ve performanslı yapısal parçalara daha çok ihtiyaç duyulduğundan öncelikli olarak bu alanda metal eklemeli imalat teknolojileri yaygınlaşmıştır. Bu teknolojilerin yanı sıra, ürün geliştirme ve test amaçlı parçaların imalatında polimer eklemeli imalat teknolojileri de kullanılmaktadır. Günümüzde PEKK, PPSU ve PEI gibi alev geciktirici, yüksek sıcaklık, kimyasal dayanım ve alüminyuma yakın mukavemet özellikleri gösteren malzemelerin EYM teknolojisi ile üretilebilmeleri nedeniyle, uçakların havalandırma kanalları, elektrik bağlantı parçaları ve kabin içi plastik parçaları EYM teknolojisi ile üretilebilmektedir. Hatta bu parçalar için uçuş sertifikası alınmış olup seri imalatları da EYM teknolojisi ile yapılmaktadır[8]. Polimer esaslı malzemeden uçak parçalarının üretimine dair ilk uygulama; 2015 sonlarında Airbus’ın yeni A350XWB model uçağında kullanılmak üzere bazı polimerik parçaların Belçika’da kurulmuş olan Materialize firması tarafından eklemeli imalat ile üretilmesidir. 2015 ortalarında, Airbus firması ilk kez, A350XWB model uçakta Stratasys EYMM sistemi ile 1000 adet uçan parçanın üretiminin yapıldığını duyurmuştur. 2016 senesinde, şirket A350XWB model uçak parçaları için ULTEM 9085 malzemenin uçan parçaların imalatı için standart hale getirildiğini açıklamıştır. 2017 başlarında, Etihad Airways Engineering, Avrupa Havacılık Güvenlik Kurumundan (EASA) hava taşıtlarının iç kısımlarında üç boyutlu yazıcı ile üretilen paçaların tasarımı ve kullanımı için onay almıştır ve EASA sertifikasyonu altında Etihad Havayolları uçaklarının tamirinde ve yeni uçakların imalatında üç boyutlu yazıcılar ile üretilen parçaları kullanmaya başlamıştır[9].

Havacılık endüstrisinde yüksek mukavemetleri ve düşük yoğunlukları nedeniyle karbon ve aramid takviyeli kompozit malzemeler kullanılmaktadır. Kompozit malzemelerin şekillendirilmesinde kullanılan alüminyum kalıplar yerine EYM teknolojisi ile ULTEM 1010 malzemeden üretilmiş otoklav sıcaklığına dayanabilen şekillendirme kalıpları kullanılabilmektedir. Bu sayede kalıp imalat süreleri bir hayli kısaltılabilmekte ve imalat maliyetleri düşürülebilmektedir. Kompozit malzemeden içi boş parçaların imalatında da yine EYM teknolojisinden yararlanılmaktadır. EYM ST-130TM çözülebilir malzemeden master modelin üretimi sonrasında parça üzerine fiber takviyeli kompozit malzemenin sarılması ve sonrasında çözücü malzeme ile destek malzemesinin uzaklaştırılarak içi boş kompozit malzemelerin üretimleri mümkün olmaktadır[9]. Bu yönteme güzel bir örnek Formula 1 SAE motorunun EYM teknolojisi ile üretimi sonrasında sıcaklık dayanımının arttırılması için üzerine karbon fiber kompozit uygulaması ile kompleks parçanın içi boş olarak ısıya ve basınca dayanıklı kompozit
malzemeden üretilmesidir. Bu parça üretim sonrası motor üzerinde test edilmiş ve kullanıma uygun olduğu görülmüştür(Şekil 6)[8].

Şekil 6. Kompozit parça imalatı için EYM yazıcı ile üretilen Formula SAE motor hava giriş parçası[8].

Endüstriyel pazarda ürün maliyetlerinin artması, ürün geliştirme sürelerinin kısalması daha kaliteli farklı ürünlere olan ihtiyacı arttırmaktadır. Bu ihtiyaçların karşılanması, daha hızlı, daha ucuz ve daha kaliteli olan malların üretimi ile sağlanabilmektedir. Bu anlamda rekabetin sağlanması konvansiyonel yöntemler yerine ürün geliştirme süresinin kısalması ve yeni ürün çeşitliliğinin artmasına katkıda bulunan eklemeli imalat sistemlerinin ürün geliştirme süreçleri ve üretimde kullanılması ile mümkün olmaktadır[8]. Bu durumda EYM sistemleri ile hızlı kalıp ve yardımcı ekipmanların üretimi öne çıkmaktadır. Şekil 7’ de FDM teknolojisi ile, Policarbonate (PC) malzeme kullanılarak sac şekillendirme kalıbı üretilmiş ve sonrasında çelik sacdan basılmış otomobil bagaj kapağı kilit bağlantı braketinin üretilmiş hali gösterilmektedir. PC malzemeden EYM teknolojisi ile üretilmiş kalıp ile 35 adet parça basılabilmektedir. Bu sayede çelik malzemeden üretilecek sac şekillendirme kalıbı için üretim zamanından kazanç sağlanarak ürün geliştirme süresi kısaltılmıştır[5].

Şekil 7. EYM yönteminin sac şekillendirme kalıplarında kullanımı A) PC malzemeden üretilmiş alt ve üst kalıp parçası B) Çelik sacdan basılmış kilit bağlantı braketi[5].

EYM teknolojisinin diğer bir uygulama örneği, silikon kalıplama için master model imalatında EYM den üretilmiş parçaların kullanılmasıdır. Silikon kalıplama, enjeksiyon kalıplamanın hızlı bir versiyonudur. Enjeksiyon kalıplamadan çok daha hızlı sürelerde ve düşük maliyetler ile parçanın silikon kalıbı hazırlanarak içerisine uygulamaya göre farklı özelliklerde dökülebilen çift komponentli poliüretan malzemenin kullanımı ile az adetli plastik parça imalatı yapılabilmektedir[8, 22]. Silikon kalıplamanın diğer bir uygulaması da silikon kalıp içerisine döküm mumu dökülmesi ve bu sayede elde edilen mum modelin hassas döküm yöntemi ile istenilen metal alaşımından üretilmesidir[23]. EYM teknolojisinin üretime yardımcı takım ve fikstürlerde kullanılması fikstürlerin hafifletilmesi ile üretimde çalışan işçinin yorulması ile ortaya çıkan iş gücü kaybının azaltılmasına ve bu sayede üretim maliyetlerinin düşürülmesine neden olmaktadır[8]. Hassas döküm sektöründe, mum modellerin hazırlanmasında kullanılan metal kalıplar CNC yöntemi ile uzun süreler ve yüksek maliyetler ile üretilmektedir. Az adetli döküm parçalarda mum yerine ABS malzeme kullanılarak hassas dökümde kullanılacak master modeller imal edilebilmekte ve otoklavlarda yakılarak uzaklaştırılabilmektedir. Bu sayede metal kalıp maliyetine katlanmak yerine 3B BDT verisinden master model imalatı yapılarak hassas döküm ile metal parçalar imal edilebilmektedir[4].

1990’ lı yıllarda EYM teknolojisinin endüstrileşmesinden bu yana otomotiv sektöründe kullanılan plastik parçaların tasarım ve testlerinde bu teknoloji hızlı prototipleme amaçlı kullanılmaktadır. Özellikle otomobilin plastik enjeksiyon ile üretilecek parçaları, tasarım sonrası EYM sistemi ile üretilmekte, ergonomi ve estetik açıdan test edilip tasarım onayı aldıktan sonra plastik enjeksiyon kalıplarının üretimine başlanmaktadır. Bu sayede tasarım hataları engellenmekte, ürün geliştirme süreleri kısalmakta ve rekabet gücü arttırılmaktadır[24]. Otomotiv sektöründe hizmet veren plastik parça üreticileri EYM yazıcıların yakın gelecekte plastik parçaların seri imalatın da kullanılabilmesini beklemektedirler. Ancak, günümüzdeki EYM sistemleri ile üretilen plastik parçalar, otomotiv endüstrisinde kullanılan plastiklerin seçim kriterlerini belirleyen VDA 232-201 standardının gerektirdiği, sıcaklık dayanımı ve mekanik özellikleri sağlayamadığından ayrıca üretilen parçaların mekanik özellikler açısından anizotropiye sahip olması nedeniyle seri imalat uygulamalarında kullanılamamaktadır. Bunun yerine prototip ve ürün geliştirme uygulamaları için parça imalatında kullanılabilmektedir[10].

Son yıllarda EYM malzemelerde partikül ve fiber takviyeli kompozit malzemelerin kullanılmaya başlaması ile EYM teknolojisinin farklı alanlarda da kullanımları mümkün olmaktadır. Kompozit malzemelerin geliştirilmesi ile özellikle, sensör ve filtreleme, rejeneratif tıp alanında iskele üretimi, yeni tip ilaç dozajlamasının kontrol edilebildiği ilaç tabletlerinin üretimi gibi alanlarda EYM teknolojisi kullanılmaktadır. Polimerik malzemelerin içerisine grafen, karbon fiber, karbon nano tüp, karbon karası gibi iletken malzemeler karıştırılarak kompozit malzeme haline getirilmesi, üretilen parçaların düşük akımlar altında kullanılmasını sağlamaktadır. Bu sayede üretilen parçaların farklı ortam değişikliklerinde değişik özellikler göstermesi yoluyla ortamdaki değişkenlerin ölçülebildiği sensörler geliştirilmiştir. Bu sensörlerin kullanılmasıyla, ortamdaki kimyasal uçucu miktarı (örneğin aseton), çok eksenli yük değişimlerinin ölçümü, 700 C ye kadar su ve ortam sıcaklığının ölçümleri mümkün olmaktadır[8]. Rejeneratif tıp alanında dokunun belirli bir mukavemete sahip olması, hücreler ile uyumu ve belirli bir poroziteye sahip iskele yapısı, EYM yazıcılar ile üretilebilecek biyomalzemelerin, biyoaktifcam, kalsiyumfosfat, trikalsiyomfosfat, hidroksiapatit veTiO2 gibi biyolojik olarak bozunabilir ve kemik yapısına yakın özelliklerdeki malzemeler ile takviye edilmesi ile elde edilmektedir. Bu malzemelerin EYM teknolojisi ile iskele olarak üretilmesi sonrasında hücre ekilmesi ile yapay dokular imal edilebilmektedir[8, 15].

Yeni nesil tedavi yöntemlerinde tedavi amaçlı vücuda verilen ilacın gerektiği kadar verilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu amaçla EYM teknolojisi ile vücutta bozulabilen biyomalzemelere eklenen ilaç karışımları ile hazırlanan tabletler ile kişiye ve hastalığa özel dozajlanması kontrol edilebilir tabletler üretilebilmektedir[25]. Prasad ve Smyth in 2016 senesinde üç boyutu EYM teknolojisi ile üretmiş oldukları SPRITAM tabletleri US Food and Drug Administration (FDA) kullanılabilir onayı almıştır.

EYM teknolojisinin diğer bir uygulama alanı kompleks mikro-akışkan kontrol cihazlarının üretimdir. PLA/CNT (Carbon nanotube) kompozit malzemeden üretilen mikro-akışkan cihazlar yağ ve suyun akışının kontrolünde kullanılmaktadır. Mikro akışkan kontrol cihazlarında EYM teknolojisinin diğer bir uygulama örneği; Chudobova ve arkadaşlarının 2015 senesinde, Kataoka ve arkadaşlarının 2014 senesinde, EYM teknolojisi ile ürettikleri mikro akışkan chip’i methicillin dirençli Staphylococcus Aureus (Bakteri) ve influenza hemagglutinin (Virüs)’ ün belirlenmesinde kullanmalarıdır.

Son yıllarda akıllı malzemelerin eklemeli imalat teknolojilerinde kullanılması ile dışarıdan verilen bir uyaran ile şekil değiştiren ya da farklı değişiklikler gösteren 4D parçalar üretilebilmektedir (Şekil 8).

Şekil 8. 4D EYM teknolojisinin karakteristiği[8].

Bu alanda akıllı malzeme olarak geliştirilmiş EYM’e uygun termoplastik malzemeler kullanılmaktadır. 4D EYM parçalar, soft robotik uygulamalar için aktüatörler, kontrollü ardışık katlama sistemleri ve kendi kendine gelişen yapısal uygulamalarda kullanılmaktadır. Zhuo ve arkadaşlarının 2015 senesinde, Leist ve arkadaşlarının 2017 senesinde yaptıkları çalışmalarda EYM ile üretilmiş PLA ve naylon parçaların şekil hafıza etkisine sahip olduklarını göstermişlerdir. PLA filament kullanılarak EYM ile üretilmiş plastik kupa içerisine sıcak su döküldüğünde şekil hafıza etkisi gözlemlenmiştir. Bu uygulamaya diğer güzel bir örnek de, PLA dan üretilmiş 4D akıllı giysi uygulamalarıdır[8].

Eklemeli imalat teknolojilerinin, kişiye özel az adetli imalat, kompleks tasarımların imal edilebilirliği gibi faydalarının görülmesi tekstil ve moda sektöründe eklemeli imalat teknolojilerinin yaygınlaşmasına neden olmuştur. Bu sayede 3D tasarım programlarında tasarlanmış kompleks desenler ve düğümler EYM teknolojisi ile üretilerek giysi yada giysinin bir bölümü olarak üretilebilmektedir[8, 26]. 2014 senesinde Danit Peleg dünyadaki ilk EYM teknolojisi ile üretilmiş giysi koleksiyonunu oluşturmuştur. 2018 yılındaki “The Birth of Venus” isimli defilede konvansiyonel tekstil ve EYM teknolojisi ile üretilmiş parçaların birleştirilmesi yöntemiyle üretilmiş giysileri tanıtmıştır. 3D printer ile TPU esnek malzemeden üretilen desenler farklı amaçlar için konvansiyonel tekstiller içerisinde kullanılarak farklı özelliklere sahip giysiler üretilebilmektedir (Şekil 9)[27].

Şekil 9. EYM ile üretilmiş tekstil örnekleri A) The Birth of Venüs koleksiyonu için üretilmiş ceket B)Sweatshirt C)Yelek [27].

Günümüzde, sorgulama, düşünme ve uygulamaya dayalı modern eğitim tekniklerinin faydalarının anlaşılması ile bilgi ve anlatıma dayalı eğitim teknikleri yerlerini modern eğitim tekniklerine bırakmaktadır. Özellikle uygulamalı eğitimlerin geçerli olduğu mühendislik, mimarlık ve tıp alanında bir organ, damar ya da sistemin anlaşılabilmesi için 3B modellerinin eklemeli imalat teknolojileri ile üretimi ve üzerinden uygulamalı olarak anlatımı ve cerrahi uygulamaların planlanması mümkün olmaktadır[28]. Bu sayede eğitimin etkinliğinin arttırılması ve cerrahi operasyonların başarılı geçme olasılığı bir hayli artmaktadır. Şekil 10’da bu amaçla üretilmiş anatomik modellerin EYM teknolojisi ile üretilmiş halleri görülmektedir.

Şekil 10. EYM teknolojisi ile üretilmiş anatomik modeller A) karın aort damarı[29] B) Kıkırdak ve kas dokusunu içeren gırtlak C) Ses telleri[11].

Şekil 10a’ da karın aort damarı, Şekil 10b’de gırtlak bölgesindeki kıkırdak ve kas dokusu ve Şekil 10c’ de ses tellerinin anatomik modelleri verilmiştir. Bu modeller hem eğitim hem de ameliyat planlaması için kullanılabilmektedir[11, 29].

SONUÇLAR

Eklemeli imalat teknolojilerinin sahip oldukları avantajlar nedeniyle kullanımları hızla artmaktadır. ISO/ASTM 52900’e göre yedi kategoriye ayrılan teknolojilerden biri malzeme ektrüzyon teknolojisidir. EYM teknolojisi malzeme ekstrüzyon teknolojisinin ticari ismidir. Polimer eklemeli imalat teknolojileri arasında en yaygınlaşmış olan teknolojilerden birisi EYM teknolojisidir. EYM teknolojisi polimerik bir flamentin sıcaklık altında ekstrüze edilmesi ile fiziksel modelin tabaka tabaka imal edilmesi esasına göre çalışmaktadır. EYM teknolojisi ile, mukavemetli ve görsel açıdan yüzey pürüzlülüğü düşük olan parçaların üretilmesi; parça oryantasyonu, uygun destek yapısının verilmesi, ekstrüzyon ve üretim platformu sıcaklığı, imalat hızı ve tabaka kalınlığının doğru seçimi ile mümkün olmaktadır. Tabakalı imalat nedeniyle parçanın basamaklı yüzey görünümü ve yüzey pürüzlülüğü parça oryantasyonu ile doğrudan alakalıdır. Parçanın yüzey pürüzlülüğü düşük ve görsel açıdan düzgün görünüm eldesi için parça geometrisine bağlı olarak, platform üzerinde parçanın doğru bir şekilde konumlandırılması gerekmektedir. Bazı geometrilerde tabakalı imalat nedeniyle parça yüzeyinde basamakların görülmesi kaçınılmazdır. Görsel kaygıların önemli olduğu uygulamalarda üretim sonrası parçaların yüzeylerinin mekanik olarak zımparalanması, macun ile doldurulması, parlatılması, boya, vernik ve farklı metalik kaplamalar ile kaplanması mümkündür. Mekanik parlatmanın yanı sıra, aseton banyosu ve kimyasal olarak çözücü bir buharla parçanın yüzey pürüzlülüğü azaltılabilmektedir. EYM teknolojisinin diğer bir dezavantajı; tabakalı imalat nedeniyle mekanik açıdan anizotropinin görülmesidir. Bu nedenle mekanik mukavemetin beklendiği fonksiyonel parçalarda mekanik mukavemetin beklendiği yöne göre parça üretim oryantasyonu belirlenmelidir.

EYM teknolojisi, 1990 senesinde ticarileşmesinden günümüze kadar birçok sektörde ürün geliştirme amaçlı kullanılmaktadır. Bu sektörler; otomotiv, havacılık, mimari, mühendislik, tıp ve eğitimdir. Ürün geliştirme dışında üretime yardımcı direkt, endirekt kalıp ve fikstürlerin imalatında da kullanılabilmektedir. EYM yöntemiyle, hassas döküm ve silikon kalıplama için master modellerin imalatı mümkün olmaktadır. Bu sayede master model için kalıp imalatı gerekli olmadığı için hem maliyet hem de zaman tasarrufu sağlanabilmektedir. Üretimi hızlandıran yardımcı ekipman ve fikstürlerin metal malzemeler yerine EYM teknolojisi ile dayanıklı plastik malzemelerden üretilmesi ağırlık avantajı sağladığı için üretimde çalışan iş görenlerin daha az yorulması ile üretim verimliliğinin arttırılmasını sağlamaktadır. Çelik malzemeden üretilen sac şekillendirme kalıp insertlerinin metal malzeme yerine EYM teknolojisi ile üretilmesi maliyet, zaman ve ürün geliştirme sürelerinin kısaltılmasını sağlamaktadır.

Otomotiv endüstrisinde EYM teknolojisinin ürün geliştirme sürelerini kısaltılması, markaların rekabet güçlerini arttırmaktadır. EYM teknoloji ile üretilen polimerik malzemeler, otomotivde kullanılan plastik malzemelerin seçim kriterlerini belirleyen VDA-232-201 standardını sağlayamadığından seri imalat da kullanılamamaktadır.

EYM teknolojilerinde PEKK, PEI ve PPSU gibi yüksek sıcaklık dayanımı ve mukavemete sahip olan malzemelerin kullanılabilmesi havacılık sektöründe uygulama alanlarını arttırmıştır. 2015 senesinde Airbus’ın EYM teknolojisi ile üretilen parçalara uçuş sertifikasını alması, üretilen parçaların uçakların seri ve yedek parça imalatlarında kullanılmalarını sağlamıştır. Havacılık sektöründe yüksek spesifik mukavemetleri nedeniyle aramid ve karbon fiber takviyeli kompozit malzemeler yapısal parçaların imalatında kullanılmaktadır. Bu parçaların şekillendirilmesinde CNC ile üretilmiş metal şekillendirme kalıpları kullanılmaktadır. Bu kalıpların yüksek sıcaklığa dayanıklı ULTEM 9085 malzeme kullanılarak EYM yöntemi ile üretilebilmesi mümkündür. Bu sayede kalıp imalat süresi azaltılarak maliyet kazancı sağlanmıştır.

EYM yöntemi ile çözülebilir ST-130TM malzemeden üretilen master modelin üzerine karbon fiber malzemelerin sarılmasıyla kompozit malzemenin şekillendirilmesi sonrasında ST-130TM malzemenin çözülebilir bir kimyasal içerisinde uzaklaştırılarak içi boş kompleks kompozit parçaların imalatı mümkün olabilmektedir. Bu yöntemle yüksek sıcaklık ve mukavemetin gerekli olduğu yerler için kompozit malzemeler çok hızlı bir şekilde ve düşük maliyetler ile üretilebilmektedir.

Son yıllarda partikül ve fiber takviyeli kompozit malzemelerin EYM sistemlerinde kullanılabilmesi, yüksek mukavemetli ve farklı özelliklere sahip parçaların üretimine izin vermektedir. Filament malzemeye eklenen grafen, karbon nanotüp ve karbon karası gibi iletken malzemeler FDM teknolojisi ile üretilen parçaların düşük voltaj uygulamalarında kullanılmalarına olanak sağlamaktadır. Bu sayede farklı ortamların özelliklerinin belirlenmesi amacıyla sensörler üretilebilmektedir.

EYM teknolojisinde kullanılan filament malzemelere biyoaktif takviye malzemelerin eklenmesi ile rejeneratif tıp alanında kullanılmak üzere iskele yapıları üretilebilmektedir. İskele yapılara hücre ekilmesi ile yapay organ ve dokuların üretimi mümkün olmaktadır. Yeni nesil tedavi yöntemlerinde kişiye ve hastalığa göre ilaç dozajlaması önemli bir konudur. Biyolojik olarak vücutta çözünebilen EYM malzemeleri içerisine eklenen ilaçların dozaj kontrollü tabletler şeklinde üretilmeleri mümkündür. 2016 senesinde üç boyutlu EYM teknolojisi ile üretilmiş SPRITAM tabletleri US Food and Drug Administration (FDA) kullanılabilir onayı almıştır.

Akıllı malzemelerin EYM teknolojisi ile şekillendirilmesi, kompleks 4D sensörlerin üretimine olanak sağlamaktadır. Bu sayede dışarıdan verilen bir uyarana karşı şekil ya da özellik değiştirebilen sensörler imal edilebilmektedir. Bu özelliğin kullanılabildiği diğer bir alan akıllı giysiler olarak karşımıza çıkmaktadır. EYM teknolojisinin diğer bir uygulama alanı tekstil ve moda sektörüdür. 3B tasarım programı ile geliştirilmiş örgü ve düğüm yöntemleri TPU esnek filamentler kullanılarak EYM yöntemi ile üretilip konvansiyonel yöntemler ile üretilmiş giysilerin bir parçası olarak kullanılabilmektedir. Bu sayede farklı tasarımlara ve özelliklere sahip olan akıllı giysiler geliştirilmiştir.

Günümüzde bilgi ve anlatıma dayalı eğitim yerine, öğrencilerin araştırdığı, sorguladığı ve uygulayarak öğrendiği modern eğitim teknikleri geliştirilmiştir. Özellikle uygulamanın etkin olduğu, mühendislik, tasarım ve tıp alanlarındaki eğitimlerde EYM teknolojileri ile üretilen, sistem, organ ve dokuların kullanılması hızla yaygınlaşmaktadır. Ayrıca tıp alanında kişilere ait CT tarama yöntemi ile elde edilmiş, organ ve dokuların 3B anatomik modellerinin EYM yöntemi ile imal edilebilmesi hasta üzerinde yapılacak olan cerrahi operasyonun doğru bir şekilde planlamasını sağlamaktadır. Bu sayede yapılacak olan cerrahi operasyonun başarı olasılığı arttırılmaktadır.

EYM teknolojilerinde ve kullanılan malzemelerdeki gelişmeler ve gelecekte elde edilecek ilerlemeler bu teknolojilerin hayatımızı daha kolaylaştırması anlamına gelmektedir. EYM teknolojisinin otomasyona uygun olması ve teknolojinin yakın gelecekte seri imalatta da kullanılabilir hale getirilmesi; tasarımdan direkt dijital imalatı mümkün kılacaktır. Bu sayede EYM teknolojisi, akıllı fabrikaların vazgeçilmez üretim teknolojilerinden birisi haline gelecektir.

KAYNAKLAR

  • 1. Daminabo, S., Goel S., Grammatikos S.A., Nezhad H.Y., Thakur V.K.,”Fused deposition modeling-based additive manufacturing (3D printing): techniques for polymer material systems”, Materials Today Chemistry, 16, 100248, pages 1-23, 2020.
  • 2. Jiang, J., Lou J., Hu G., “Effect of support on printed properties in fused deposition modelling processes”, Virtual and Physical Prototyping, 14(4): pages 308-315, 2019.
  • 3. Najmon, J.C., S. Raeisi, A. Tovar, “Review of additive manufacturing technologies and applications in the aerospace industry”, Froes F., Boyer R., Additive manufacturing for the aerospace industry, pages 7-31, Elsevier, 2019.
  • 4. Singh, S., Singh R., Fused deposition modelling based rapid patterns for investment casting applications: a review, Rapid Prototyping Journal, 22(1), pages 123-143, 2016.
  • 5. Durgun, I., “Sheet metal forming using FDM rapid prototype tool”, Rapid Prototyping Journal, 21(4), pages 412-422, 2015.
  • 6. Başcı, U.G., Yamanoğlu R., “Eklemeli Metal İmalat Teknolojileri İçin Metal Tozu Üretim Yöntemleri”, Uluslararası Marmara Fen ve Sosyal Bilimler Kongresi, pages 219-227, 2019.
  • 7. Tofail, S.A., Koumulos E.P., Bandyopadhyay A., Bose S., O’Donoghue L., Charitidis C., “Additive manufacturing: scientific and technological challenges, market uptake and opportunities”, Materials Today, 21(1), pages 22-37, 2018.
  • 8. Sathies, T., Senthil P., Anoop M.S., “A review on advancements in applications of fused deposition modelling process”, Rapid Prototypig Journal, 26(4), pages 669-687, 2020.
  • 9. Gasman, L., “Additive aerospace considered as a business”, Froes F., Boyer R., Additive Manufacturing for the Aerospace Industry, pages 327-340, Elsevier, 2019
  • 10. Wiese, M., Thiede S., Herrmann C., “Rapid manufacturing of automotive polymer series parts: A systematic review of processes, materials and challenges”, Additive Manufacturing, 36,101582, pages 1-13, 2020.
  • 11. Smith, M.L., Jones F.X.j., “Dual‐extrusion 3D printing of anatomical models for education”, Anatomical Sciences Education, 11(1), pages 65-72, 2018.
  • 12. Ngo, T.D., Kashani A., Imbalzano G., Nguyen K.T.Q., Hui D., “Additive manufacturing (3D printing): A review of materials, methods, applications and challenges”, Composites Part B, 143, pages 172-196, 2018.
  • 13. Dizon, J.R.C., Esperajr A.H.,Chen Q., Advincula R. C., “Mechanical characterization of 3D-printed polymers”, Additive Manufacturing, 20, pages 44-67, 2018.
  • 14. Das, A., Chatham C. A., Fallon J. J., Zawaski C. E., Gilmer E. L., Williaös C. B., Bortner M. J., “Current understanding and challenges in high temperature additive manufacturing of engineering thermoplastic polymers”, Additive Manufacturing, 34, 101218, pages 1-21, 2020.
  • 15. Corcione, C.E., Gervaso F., Scalera F., Padmanabhan S. K., Madaghiele M., Montagna F., Sannino A., Licciulli A., Maffezzoli A., “Highly loaded hydroxyapatite microsphere/PLA porous scaffolds obtained by fused deposition modelling”, Ceramic International, 45(2), pages 2803-2810, 2019.
  • 16. Balletti, C., Ballarin M., Guerra F., “3D printing: State of the art and future perspectives”, Journal of Cultural Heritage, 26, pages 172-182, 2017.
  • 17. EN ISO/ASTM 52900:2017, Standart, “Additive Manufacturing, in General Principles-Terminology”, 2017.
  • 18. Başcı U.G., Yamanoğlu R., “Eklemeli Metal İmalat Teknolojileri Ve Uygulama Alanları”, Uluslararası Marmara Fen ve Sosyal Bilimler Kongresi, pages 307-314, 2020.
  • 19. Leary M.,”Material Extrusion”, Design for Additive Manufacturing, Elsevier, pages 223-268, 2020.
  • 20. Chohan, J.S., Singh R., “Pre and post processing techniques to improve surface characteristics of FDM parts: a state of art review and future applications”, Rapid Prototyping Journal, 23(3), pages 495-513, 2017.
  • 21. Lalehpour, A., Janeteas C., Barari, “Surface roughness of FDM parts after post-processing with acetone vapor bath smoothing process”, The International Journal of Advanced Manufacturing Technology, 95, pages 1505-1520, 2018.
  • 22. Kuo, C., “Fabrication of modeling platform for fused deposition modeling using vacuum casting”, Materials Science & Engineering Technology, 44(11): pages 922-926, 2013.
  • 23. Lee, C. W., Chua C.K., Cheah C. M., Tan L. H., Feng C., “Rapid investment casting: direct and indirect approaches via fused deposition modelling”, The International Journal of Advanced Manufacturing Technology, 23, pages, 93-101, 2004.
  • 24. Chua, C.K., Wong C. H., Yeong W. Y., “Standards, quality control, and measurement sciences in 3D printing and additive manufacturing”, pages 1-213, Academic Press, Elsevier, 2017.
  • 25. Long, J., Hamideh G., Jun L., Craig B., Ali S., “Application of fused deposition modelling (FDM) method of 3D printing in drug delivery”, Current Pharmaceutical Design, 23(3), pages 433-439
  • 26. Chakraborty, S., Biswas M. C., “3D printing technology of polymer-fiber composites in textile and fashion industry: a potential roadmap of concept to consumer”, Composite Structures, 248, 112562, pages 1-14, 2020. 27. Sun L., “3D printing technologies: current applications, future trends and challenges”, Yip J., Latest Material and Technological Developments for Activewear, pages 139-151,Woodhead Publishing, Elsevier, 2020.
  • 28. Szulżyk-Cieplak, J., Duda A., Sidor B., “3D printers–new possibilities in education”, Advances in Science and Technology Research Journal, 8(24), pages 96-101, 2014.
  • 29. Torres, K., Staskiewicz G., Sniezynski M., Drop A., Maciejewski R., “Application of rapid prototyping techniques for modelling of anatomical structures in medical training and education”, Folia Morphologica, 70(1), pages 1-4, 2011.

PLG Haber Haziran’a Kısa Not

Stratasys, bir çok alanı kapsayan, çok çeşitli 3d printer üreticisi olma misyonuyla sektördeki en büyük oyunculardan biri. J850 TechStyle 3D yazıcı ile şirket, üst düzey moda endüstrisi için kumaş parçalarına 3D baskı yapan keşfedilmemiş bir alana damga vuruyor. Tüm endüstride bu ürünün, türünün ilk örneği olduğunu söylemek mümkün. Polyjet 3D yazıcı, birçok durumda tasarım ve moda üreticilerinin benzersiz taleplerini karşılamak üzere tasarlandı ve birinci sınıf tekstil ve giyim ürünlerinin yanı sıra çantalar ve aksesuarlar için 3D baskıyı mümkün kıldı.

Haute couture terimini duyduğumuzda genellikle onu Dior, Louis Vuitton veya Versace gibi markalarla ilişkilendiririz. Bununla birlikte, Stratasys gibi bir 3d printer şirketi için terimle bağlantılı olmak, o sektörde tam bir yeniliktir. Polyjet J850 sayesinde tasarımcılar ilk kez tekstil ürünlerine 3D algoritmalar basabilecekler. Buna ek olarak, moda yaratıcıları, hayal güçlerini serbest bırakmak için çeşitli renkler arasından seçim yapabilecekler. J850, teknolojilerin sunduğu birçok olası avantajın önünü açarak, eklemeli üretimin moda dünyasında gelecekte kullanılmasa fırsat yaratıyor.

Kaynak: 3D Natives

PLG Haber Nisan 2022 Sayısı

                                                                                        Değerli Okuyucumuz,

Yavaş da olsa havalar ısınırken, sizleri yine 3 boyutlu teknolojiler konusunda hazırladığımız bir başka “PLG Haber” sayısıyla karşılamak istedik. Bu ayki başlığımız olan “3D YAZICILAR İLE HAVACILIK ALANINDA ÜRETİM YAPMAK MÜMKÜN MÜDÜR?” İstanbul Okan Üniversitesi-Motorlu Araçlar ve Ulaştırma Teknolojileri, Uçak Teknolojisi Bölümü 2.sınıf öğrencisi Nur Kurt tarafından kaleme alındı. Kendisine sunduğu katkıdan ötürü teşekkür ederken, sizi nisan sayımızla baş başa bırakıyoruz. 😊

Keyifli okumalar.

3d Yazıcılar İle Havacılık Alanında Üretim Yapmak Mümkün Müdür?

Öncelikle insanoğlunun geçmişten günümüze teknoloji ışığında kendini nasıl geliştirdiğinden bahsetmemiz gerekir. En temelde çıkış noktası ihtiyaçlardır. İnsanlar ihtiyaçları doğrultusunda teknoloji alanında ivme kat etmiş ve kat etmeye devam etmektedir. Peki bu ihtiyaçlarımız nedir? Aslında cevabı çok basit her şey… İnsanoğlunun konfor alanında eksiklik hissettiği birçok şey onu yenileşmeye, üretmeye, eklemeye teşvik etmiştir. Buradaki amaç yaşam kalitesini artırmaktır. Bu amaç aslında birçok şeyin çıkış noktası olmuş ve zaman içerisinde birçok imalat yönteminin geliştirilmesine öncülük etmiştir. Üretim teknolojilerinin kümülatif bilgi birikimi ile gelişimi sayesinde insanlık;

❖ 1750-1850 tarihleri arasında 1’inci Endüstri Devrimi,

❖ 1870-1914 tarihleri arasında 2’nci Endüstri Devrimi,

❖ 1970-2000’ lerde 3’üncü Endüstri Devrimi’ni yaşamıştır.

Peki 3D sisteminin gelişimi bu yolculukta nasıl olmuştur?

1944 doğumlu bir Japon otomobil tasarımcısı olan Hideo Kodoma 3 boyutlu üretim alanında bilinen ilk patent başvurusunda bulunan kişidir. 1980 tarihinde Japonya’da patent başvurusu yapmış fakat 1 (Bir) yıl içerisinde istenilen dokümanları oluşturamadığı için başvuru sonuçsuz kalmıştır. 1980-1986 tarihleri arasında 3 boyutlu yazıcılarla ilgili hiç patent başvurusunda bulunulmamıştır. 1986 yılından sonra ise Charles Hull Stereolithografi yöntemini geliştirerek patentini almıştır. Charles Hull 3D Sytems şirketini kurarak ilk ticari 3D yazıcı makinesini geliştirmiş. Bu makinenin adı literatüre Stereolithografi Cihazı olarak geçmiştir.

NOT: Stereolithography (SL): Hızlı, yüksek çözünürlüklü, fonksiyonel parçaları tek seferde üretilebilir kılmaktaydı. Kısıtlı üretim alanı ve malzeme seçeneğine sahip olmakla birlikte renk seçeneğine sahip değildi.

1988 yılına gelindiğinde ise; 3D Systems Şirketi genel kullanıma yönelik ilk modeli olan SLA-250’yi geliştirdi. Scott Crump Fused Deposition Modeling (FDM) “Ergitmeli Model Yığma” teknolojisini icat etti. Modelini geliştirdikten yalnızca bir (1) yıl sonra Stratasys şirketini kurdu. Böylelikle farklı isimler birbirlerinin teknolojilerinin üzerlerine eklemeler, yenilikler yaparak 2015 yılına gelinmiş ve o dönemin ABD başkanı Barac Obama ulusa sesleniş konuşmasında 3b yazıcı teknolojisinin geleceğin Sanayi Devrimi’ni yaratacağını söylemişti. 2016 yılında ise Daniel Kelly’s Lab 3 boyutlu yazıcıdan kafatası ürettiklerini duyurmuştu. CARBON3D 3 boyutlu yazıcılarda Continuous Liquid Interface Production (CLIP) teknolojisi ile mevcut teknolojiye göre 25-100 kat daha yüksek hıza ulaştıklarını açıklamıştı.

Böylelikle 3 boyutlu üretim teknolojileri, günümüzde ve günümüze kadar geçen süre içerisinde havacılık, otomotiv, medikal, tıp ve sanat alanlarında hızla genişleyen bir kullanım alanı yaratmışlardır.

Havacılık alanında 3D üretim bileşeni oluşturmak için öncelikle sizlere uçuşa elverişli bir parça üretiminden bahsetmemiz gerekir. Örneğin; bu parça türbin blade’leri olsun. Bir jet tepkili motorun türbin pallerinin (Blade) üretim adımları ele alındığında; türbin pallerinin üretim sürecinin ilk adımında dış formu hassas döküm prosesi ile şekillenir. Döküm işlemi sırasında malzemedeki tek kristal yapının korunması ve süreksizlik (Discontinuity) oluşumunun engellenmesi amacıyla hassas kontrollü ısıl işlem yapılmaktadır. Ardından CNC lazer delik açma tezgâhında hava kanalları açılır.

Bu hava kanalları türbin pallerinin soğutulması için elzemdir. Bu türbin pallerinin motorun yüksek basınç türbin kısmında yaklaşık 1100 0C’lik bir ortamda kullanılıyor olması sebebiyle yüzeyde oluşan yüksek ısıyı parçanın gövdesinden uzak tutmak amacıyla Termal Bariyer Kaplama (Thermal Barrier Coating-TBC) ile kaplanmaktadır. Türbin pallerinin geleneksel üretim yöntemleri ile üretimi yukarıda aktarılan ana adımların yanı sıra çapak alma, yüzey parlatma (Polish) gibi başka adımları da kapsamaktadır. Yukarıda aktarılan üretim basamakları 3 boyutlu yazıcı teknolojisi ile yalnızca tek bir adımda gerçekleşebilmektedir. Uçak motor üreticisi olan General Electric firması A320 Neo, Boeing 737 Max ve Comac 919 uçaklarında kullanılan ve aşağıdaki şekilde sunulan yakıt püskürtme lülesini 3 boyutlu üretim teknolojisi ile üretmiştir. 20 adet parçadan oluşan yakıt lülesi 3 boyutlu yazıcılar sayesinde tek bir parça olarak üretilmiştir. Uçak motorlarının kritik parçalarından olan yakıt püskürtme lülesinin 30.000.’sinin üretimi 04 Kasım 2018 tarihinde gerçekleşmiş olup söz konusu parça ile ilgili yetkili uçak motor bakım kuruluşlarından hiçbir olumsuz geri bildirim alınmamıştır.

General Electric firması tarafından üretilen yakıt püskürtme lülesi

3 boyutlu üretim teknolojileri ile parça ve alt asamble üretimlerinin yanı sıra deneysel amaçlı (Experimental Category) olsa dahi tüm gövdenin eklemeli üretim teknolojileri ile üretildiği hava araçları da mevcuttur. Örneğin; Airbus firması tarafından motorlarının haricinde uçak yapısal parçalarının tümünün 3 boyutlu üretim teknolojileri ile üretildiği THOR (Test of HiTech Objectives’ in Reality) uçağı Kasım 2015’te Hamburg / Almanya’da tüm test verifikasyon süreçlerini tamamlayarak ilk uçuşunu gerçekleştirmiştir. Aşağıdaki şekilde ilk uçuşu yapılırken gösterilen THOR uçağının kanat açıklığı ve boyu 4m’dir.

Tüm bu gelişmelerden yola çıkarak rahatlıkla şunu söylememiz mümkündür; 3 boyutlu üretim teknolojileri geleneksel yöntemlerle üretilmesi imkansız olarak kabul edilen parçaların tek bir tezgahta üretilmesine olanak sağlayan gelişmiş bir imalat teknolojisidir. Söz konusu üretim yöntemi sayesinde, ham malzemeden işlenmeye hazır kütükten koparma yerine, moleküler seviyede ekleme sistematiğine sahip 3 boyutlu üretim teknolojileri ile özellikle havacılıkta birçok ardışık süreç yerine bir tek proses yeterli olabilmektedir.

Kaynaklar:

❖ Saraçyakupoğlu T., “3d Manufacturing Applications In Aviation Industry In

Accordance With The Airworthiness Rules And Regulations: A Review”, Int. J. of 3D

Printing Tech. Dig. Ind., 4(1): 53-65, (2020)

❖ Hazarika M., Dixit U. S., Davim J. P., “History of Production and Industrial

Engineering Through Contributions of Stalwarts, In Davim J. P, Manufacturing

Engineering Education”, Pages:1, Cambridge, 2019.

❖ Saptarshi S. M., Zhou C., Basics of 3D Printing: Engineering Aspects, In Dipaola M.,

3D Printing in Orthopaedic Surgery, Pages 17-19, Amsterdam, 2019.

❖ Massachusetts Institute of Technology, “ASTM, Standard Terminology for Additive

Manufacturing Technologies”,

https://web.mit.edu/2.810/www/files/readings/AdditiveManufacturingTerminology.pd

f, Mart 31, 2020

❖ EPMA (European Powder Metallurgy Association), “Introduction to Additive

Manufacturing Technology, a guide for designers and Engineers”, EPMA, Sayfa: 4,

Shrewsbury, 2019

❖ Boeing, “Commercial Market Outlook 2018-2037”, Sayfa: 3, Boeing, Seattle, 2019.

❖ Airbus, “Global Market Forecast 2018-2037”, Sayfa: 6, Airbus, Leiden, 2019.

❖ Comac, “UAC Market Outlook 2017-2036”, Sayfa: 6, Comac, Moskova, 2018.

❖ Bombardier, “Market Report 2017-2036”, Sayfa: 11, Bombardier, Montreal, 2018.

❖ Embraer, “Market Outlook 2018-2037”, Sayfa: 6, Embraer, Sao Paulo, 2019

 

PLG Haber Mayıs’a Kısa Not

Mooji/ Gıda Devrimine Hazır Mısınız?

Dünya genelinde artan et arzını karşılayabilmek için üreticiler bitki bazlı et üretimine yatırım yapmayı hızlandırdılar. Uzun vadede gerçek et endüstrisiyle yarışabilecek güce gelmesi beklenen 3d printer ile bitki bazlı et üretme fikriyle yola çıkan food tech start-up firmalarından Mooji Meats’in sahip olduğu 3d printerları, bütün et parçalarını taklit edecek şekilde tasarlandı. Firma kurucuları Insa Mohr and Jochen Mueller’in söylediğine göre Mooji’nin en önemli avantajı hız. Ayrıca Mohr, bir baskı kafasının mevcut 3D yazıcılardan “250 kat daha hızlı” olduğunu da ekliyor. Önümüzdeki dönemlerde yiyecek sektörünü etkisi altına alacak gibi görünen bu gelişmeleri deneyimleyecek olmak ise oldukça heyecan verici gözüküyor.

Kaynak: TechCrunch

PLG Haber Mart 2022 Sayısı

                                                                                        Değerli Okuyucumuz,

Bu ay yine yoğun bir gündemle karşınızdayız. Öncelikle size global ölçekte çok güçlü bir oyuncu olan Stratasys ile iş birliğimizi duyurmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu güzel gelişmeye ait videoya buradan ulaşabilirsiniz.

İngiltere Başkonsolosu Kenan Poleo’nun dünyanın en yeni teknolojileriyle donatılmış Türkiye’nin en büyük 3D merkezi olan Bursa ofisimize gerçekleştirdiği ziyarete, yepyeni kahve sohbetimize, ayrıca geçtiğimiz sayıda yer verdiğimiz “Otomotiv Sektöründe Eklemeli İmalatın Yeri” konulu yazımızın 2. bölümüne bu sayımızda yer verdik. 

Keyifli okumalar.

İngiltere Başkonsolosu’nun Poligon Bursa Ziyareti

İngiltere Başkonsolosu Sayın Kenan Poleo; dünyanın en yeni teknolojileriyle donatılmış Türkiye’nin en büyük 3D merkezi olan Bursa ofisimizde dün CEO’ muz Okan Sami Nahit ve Poligon Mühendislik üst yönetimi ile UK’ deki yatırım fırsatlarını da görüştükleri verimli bir ziyaret gerçekleştirdi.

Globaldeki yatırımlarımız hız kesmeden devam ediyor.

Geçen sayımızda basettiğimiz Nissan Qashqai marka ve model aracın kırılan port bagaj çıta bağlantı aparatının üretimine nasıl başladığımızı aktarmıştık. Bu sayıda da sürecin devamını ve neticesini paylaşıyoruz. 

Scantech KScan20 ile Parçanın 3 Boyutlu Taranması

 

Sık federli büyük ve detaylı parçalarda avantaj sağlayan Scantech marka 3 boyutlu tarama cihazları üretmiş olduğumuz port bagaj çıtası gibi parçalarda pratik ve hızlı olmasından dolayı süreçleri kolaylaştırıyor.

Özellikle optik 3 boyutlu tarayıcılarda kullanılan matlaştırıcı spreylerin kullanılmaması, tek bir donanım ile 10 mmden 7 mt ye kadar olan parçaların tek seferde hızlı ve kaliteli taranması konusunda imkan sağlıyor.

ScanTech’in sahip olduğu mavi lazer teknolojisi sayesinde büyük parçalar üzerindeki lokal, ince ve hassas detaylar için yeni bir donanıma, yeni bir kalibrasyona ihtiyaç kalmadan kendi yazılımı içinde çözüm üretilebiliyor.

Üstelik böyle yüksek teknolojiye sahip bir 3 boyutlu tarayıcı ile kalıp ölçümlerinden numune ölçümlerine kadar hassas, kaliteli ve hızlı işlemler yapmanız kolaylaşıyor. Tarama cihazlarının ilk çıktığı dönemlerde büyük, taşınması zor ve oldukça ağır ekipmanlar ile tarama yapmak bir hayli zor idi. Fakat son zamanlarda gelişen teknolojiler ile bir laptop çantasına sığabilecek tek bir cihaz ile bugün bir port bagaj çıtası tarayıp hemen ardından bir helikopteri bile tarayabiliriz.

Scantech Kscan 20 kırmızı ve mavi lazer teknolojilerinin ikisini birden bünyesinde barındırır, çoklu lazer teknolojisiyle saniyede 650.000 nokta alabilir. Bu sayede 10µm çözünürlük ve 20µm ölçüm hassasiyetine ulaşabilir. Yine bünyesinde barındırdığı fotogrometri sistemi ile 2500 mm x 3000 mm gibi büyük alanlı parçaları tararken 35µm hacimsel hassasiyete ulaşabilir.

Uygulamamızda bahsettiğimiz port bagaj çıtasının tarama süresi yaklaşık 2 dakika sürmüştür.

Mavi lazerin parçanın üzerine düşürdüğü ızgaralar cihazın kameralarından algılandıktan sonra ScanViewer yazılımında sayısallaştırılan nokta kümeleri, ağ oluşturulup ‘stl’ dataya dönüştürülerek başka programlarda kullanılmak üzere dışa aktarılmıştır.

Taranmış Parçanın Üç Boyutlu Tasarım Modelinin Oluşturulması

Tarama işleminden elde edilen veri genelde ham veridir ve yüzeyler arasında boşluklar barındırabilir. Elde edilen veriyi herhangi bir yöntem ile üretebilmek için birtakım işlemlere tabi tutulması gereklidir. Bunlar bazı durumlarda otomatik olarak uygulanır, bazı durumlarda ise manuel uygulanır.

Örneğin ölçüsel olarak hassasiyet gerektirmeyen biblo, rölyef gibi ürünler otomatik optimizasyonlar neticesinde bazı üretim yöntemleri ile üretilebilir hale getirilebilir. Fakat ürün üzerindeki geometrilerin birbirlerine göre konumu, ölçüsü, yüzey kalitesi gibi konular ön planda olduğu durumlarda tarama datasının tasarım programları ile parametrik olarak modellenerek üç boyutlu geometrisi oluşturulmalıdır. Bu durum taranan ürünün kırık, çarpık, aşınmış olduğu durumlarda sıklıkla tercih edilir. Örneğin; plastik bir parçanın enjeksiyon kalıplama yöntemi ile üretilmesi durumu söz konusu ise; o ürünü taradıktan sonra olası çarpıklıklar, aşınmalar, üretim teknolojilerine göre tasarım kurallarına bağlı kalınarak düzeltilmelidir.

Tarama işleminden elde edilen bir stl modeli bilgisayar destekli tasarım modele dönüştürmek için öncelikle data uzantılarından ve yazının devamında kullanacağımız kısaltmalardan bahsedelim;

Tarama Datalarının Formatları

  • Cad Model: Computer Aidet Design yani bilgisayar destekli tasarım modeli olarak karşımıza çıkar. Bir tarama datasından, teknik resimden ya da bir kara kalem çalışmasından yola çıkılarak bilgisayar ortamında oluşturulmuş üç boyutlu bir geometrik modeldir. Bu geometriyi başka bir programa transfer edip açabilmek için kullanılan dönüştürme uzantıları .stp, .step, .x_t, .igs gibi çeşitli uzantılar da olabilir.
  • Stl: Stereolithography kelimesinin kısaltması olan ‘stl’ kelimesi standart üçgenleme dili olarak Türkçeleştirilebilir. 3D System tarafından oluşturulan ‘STL’ cad yazılımlarının açabildiği bir dosya formatıdır. Son zamanlarda Microsoft’un geliştirdiği 3D wiever programı da bu dosyayı görüntüleyebilmektedir. Stl data uzantısı hızlı prototipleme, üç boyutlu baskı ve bilgisayar destekli üretim (cam) gibi alanlarda oldukça fazla kullanılır. Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz koordinat düzleminde konumu belirlenen nokta kümelerindeki her üç noktayı birleştirerek üçgenler oluşturur. Bu üçgenler de birleşerek bir geometri oluşturur. Kısacası stl data üç boyutlu bir nesnenin yüzey geometrisini tanımlar.
  • Step: Standart for the Exchange of product kelimelerinin kısaltması olan step data kimi zaman da stp olarak karşımıza çıkar. Birçok bilgisayar destekli tasarım programı bu uzantıya sahip dosyaları açabilir. Bir tasarım programında çizilen 3 boyutlu grafik dosyasının başka bir tasarım programında kodlanarak açılabilmesi için standart dönüştürme ve aktarma formatıdır. ISO 10303-21 standardında belirlenen şifreleme ve çözme kurallarını kullanarak, üç boyutlu grafikleri ASCII formatında depolamak ve başka bir programa ya da işleme taşımak için kullanılır. Stp uzantısına sahip bir dosya üç boyutlu geometrik görüntüleri barındırdığı gibi geometrinin yüzey renkleri, yüzey desenleri ve ölçüleri gibi bilgileri de barındırır.
Lazer Tarama
Data Optimizasyonu

Bir tarama datası tarama cihazının çözünürlüğüne bağlı milyonlarca noktadan ve üçgenden oluşabilir. Bu üçgenlerin sayısına bağlı olarak datanın boyutu ve dolayısı ile bir bilgisayarda işleme süresi de artabilir. Bu durumda data üzerindeki nokta sayısı azaltılırken geometride korunarak data boyutunda optimizasyon yapılmış olur. Aynı zamanda stl data üzerinde bulunan eksik üçgenlerin de kapatılması gerekebilir. Böyle durumlarda ise yüzeyin sürekliliği korunarak yüzey iyileştirme işlemleri yapılır.

Modelleme

Optimize edilmiş ve eksen takımına taşınmış stl data cad programının içerisine import edilir.
Bu noktadan sonra geometrik unsurları oluşturabilmek için ürün ağacı oluşturulur. Modelin yüzeylerini hazırlayabilmek için bir çok yardımcı eleman kullanılır. Kesit, arc, vektör çember düzlem, yüzey, gibi bir çok vektörel ve üç boyutlu unsur ürün ağacında bir klasöre toplanır. Bu sonraki işlemlerde hem karmaşıklığı önleyecek hem de aradığımız bir unsuru bulmakta bize kolaylık sağlayacaktır.

Lazer Tarama
Ürün Ağacı

Daha sonra modellenecek ürün üzerindeki geometrileri oluşturmak için tasarım programlarında sıklıkla kullanılan pad, pocket, fillet, draft gibi komutlar kullanılarak ana geometri oluşturulur. Oluşturulan ana geometri yardımcı unsurlar ve yardımcı komutlar ile nihai haline getirilir. Yazımızın başında bahsettiğimiz gibi modelleme işlemini yapabilmek için birçok yol mevcuttur. Örnek uygulamamızda tarama ile oluşturulan stl datanın içerdiği noktalar ve üçgenlerin koordinatlarından yola çıkarak yüzeylerin birbirine göre konumunu açısını ve boyutlarını belirlenmiş ve üretilebilir bir cad data oluşturulmuştur.

Data Kontrolü

Tarama sırasında yaşanabilecek olası hatalar, tarama datası üzerinde katman izi, tarama yüzeyi üzerinde süreksizlik gibi olaylar ile kendini gösterebilir. Bu durumlardan kaynaklanacak olan problemlerden kaçınmak için ilk olarak tarama datasının kontrolü yapılır.

Datayı Ana Eksen Takımına Taşıma

Koordinat sisteminde tarama cihazının belirlemiş olduğu bir konumda bulunan stl data, ikinci bir gözle kontrol edildikten sonra optimize edilir ve ana eksen takımına taşınır. Burada ürünün üretileceği teknoloji göz önünde bulundurularak düzlemler, vektörler ve merkezler bulunur. Bulunan düzlem, vektör ve nokta, XYZ koordinat sistemindeki ana düzlem eksen ve orijin noktasına çakıştırılır. Kalıplama teknolojileri ile ya da CNC tezgahlar ile üretilecek ürünleri modellerken eksenleme işlemin yapılması hem modelleme aşamasında unsurları oluşturmada hem de üretim aşamasında büyük kolaylık sağlar.  Ayrıca muhtemel bir çok hatanın önüne geçmiş olur. Böylelikle üretilebilir bir cad data oluşturmak için en zorunlu temel atılmış olur.

Lazer Tarama
Eksen Takımına Taşınmış stl Data

HP MultiJet Fusion 4200 3 Boyutlu Yazıcı ile Parçanın Üretilmesi

Scantech Kscan 20 kırmızı ve mavi lazer teknolojilerinin ikisini birden bünyesinde barındırır, aynı zamanda çoklu lazer teknolojisiyle saniyede 650000 nokta alabilir. Bu sayede 10µm çözünürlük ve 20µm ölçüm hassasiyetine ulaşabilir. Yine bünyesinde barındırdığı fotogrometri sistemi ile 2500 mm x 3000 mm gibi büyük alanlı parçaları tararken 35m hacimsel hassasiyete ulaşabilir.

Tasarımı biten parçanın üretimi HP marka 4200 serisi üç boyutlu yazıcı ile gerçekleştirilmiştir. HP MJF teknolojisinde yüksek çözünürlük sunan baskı kafalarına agent diye tabir ettiğimiz sıvı bağlayıcıları PA12 tozunun üzerine jet fusion prensibi ile katman katman püskürterek üretimi tamamlar. Katı haldeki toz ile sıvı agent’ın birleşimi 180 santigrat derecede önce eriyik hale gelir. Sonrasında ortam sıcaklığında katılaşmış hale gelerek parçanın üretimi hiçbir destek malzeme kullanmadan tamamlanmış olur. 280x380x380 ölçülerindeki haznede bir seferde birden fazla ve farklı geometrideki ürünler üretilebilir.

mjf-uretim-haznesi
HP Multi Jet Fusion Teknolojisi Üretim Haznesi

Tamamlanan üretimin ardından parçalar soğuma süresini tamamlar ve üretim haznesinden çıkartılır.

mjf-unpack
HP MultiJet Fusion Unpack İşlemi

Parça geometrisinin etrafında arta kalan tozların temizlenmesi için kumlama işlemine tabi tutulur.

Ardıl İşlem ile Parçanın Boyanması ve Montaj İşlemleri

Son olarak üretimi bitmiş ham haldeki ürünü araç üzerine takabilmek için zımpara ve çeşitli araç gereçler ile yüzey pürüzlülüğü iyileştirilir. Ardından uygulanacak boyanın kalıcılığını arttırmak için astar uygulaması yapılır.

ardıl-islem
Ham Ürünün Ardıl İşlem uygulamaları

 Astar uygulaması biten ürünün üzerine belirlenen kodlardaki boya uygulanır ve son görünümü kazandırmak için mat ya da parlak vernik uygulaması yapılabilir.

Astar Uygulaması

Ayrıca tüm bu yüzey iyileştirme işlemleri sayesinde ürüne son kullanım haline uygun özellikler kazandırılmış olunur.
2020 yılında uygulanmış ve günümüzde kaleme alınmış bu örnek gösteriyor ki eklemeli imalat yöntemi ile üretilen parçalar da tıpkı seri imalat yöntemleri ile üretilen parçalar gibi, dış ortam şartlarına maruz kalsalar dahi uzun yıllar dayanım gösterip kullanılabilir

Nihai Ürünün Araç Üzerindeki Montajı

PLG Haber Nisan’a Kısa Not

Geçtiğimiz günlerde Karfo Endüstriyel -Nikon ‘un Satış Müdürü Gökay Yöndem ile yaptığımız keyifli sohbete buradan ulaşabilirsiniz.

PLG Haber Şubat 2022 Sayısı

                                                                                        Değerli Okuyucumuz,

Bu sayımızda, proje liderimiz Halil İbrahim Çevik tarafından kaleme alınan “Otomotiv Sektöründe Plastik Yedek Parça Üretimi Konusunda Lazer Tarama ve Eklemeli İmalatın Yeri” konulu yazıyı hazırladık. 2 bölümde anlattığımız yazının içeriğinde oldukça ilginizi çekebileceğini düşündüğümüz port bagaj çıta bağlantısı kırılan araca eklemeli imalat yöntemiyle ürettiğimiz yedek parçanın lazer tarayıcıyla taranması ve sonrasında ürünün üretim aşamalarından bahsettik. Bir sonraki sayımızda yer alacak olan yazının 2. kısmında da detaylandırarak son görünümü nasıl aldığını paylaşacağız. Bizi takipte kalın😊

Keyifli okumalar.

Otomotiv Sektöründe Plastik Yedek Parça Üretimi Konusunda Lazer Tarama ve Eklemeli İmalatın Yeri

2020 yılı başlarında pandeminin hayatımıza girmesiyle sektörlerin büyük bir kısmında daralmalar ve yavaşlamalar meydana geldi. Bu dönemde en fazla etkilenen sektörlerden biri de otomotiv oldu. Otomobil fabrikalarının üretimlerini yavaşlatması, çip krizi ve buna bağlı olarak üretilen araç sayılarının azalması, araçlara olan talebin artmasına fakat arzın azalması sebebiyle talebi karşılayamamasına sebep oldu.

Peki tüm bu yaşananlar süreci nasıl etkiledi? Doğrusunu söylemek gerekirse aksaklıklar otomotiv sektörü ana üreticilerinden orijinal ekipman üreticilerine ve hatta sarf malzeme tedarikçilerine kadar bütün zinciri olumsuz yönde etkiledi. Fakat yedek parça tedariğinde eklemeli imalat yöntemi firmalar açısından kurtarıcı bir rol üstlendi. Sürecin nasıl geliştiğine bir örnek üzerinden daha yakından bakalım.

Aslında eklemeli imalat denilince akla daha çok endüstriyel ürünler ve bu ürünlerin diğer standart ürünlere göre çok daha maliyetli olduğu geliyor. Az önce bahsettiğimiz sebeplerden dolayı birçok yedek parça üretiminde aksaklıklar olduğu için yedek parçayı tedarik etmesi de eklemeli imalata göre daha maliyetli olabiliyor. Konumuzda bahsi geçen ürünün maliyeti, eklemeli imalat yöntemi ile şu anki şartlarda enjeksiyon kalıplama teknolojisi ile seri üretimde olan bir ürüne göre daha ekonomik olmuştur. Bu da gösteriyor ki eklemeli imalat teknolojisi, yedek parça sektöründe üretimi devam eden ya da üretimden kalkmış parça tedariğinde de kullanılabilmektedir. Bunun yanında bazı VİP araç üreticileri, kişiselleştirilmiş tasarımların ve restorasyonların çıktılarını enjeksiyon kalıplama gibi seri üretime uygun bir teknoloji ile üretmek yerine eklemeli imalat yöntemini seçmektedir.

Nissan Qashqai marka ve model aracın üzerinde bulunan port bagaj çıta bağlantı aparatının kırılması sonucu ihtiyaç duyulan yedek parça üretimi, ilk etapta fikir aşamasında iken firmamız bünyesindeki imkanlar kullanılarak üretilmiş ve fikir aşamasında olan süreç hayata geçirilmiştir.

Sürecin detaylarına gelecek olursak; öncelikle günümüz endüstrisinde türlerine göre bir ürünü üretebilmek için enjeksiyon kalıplama ile imalat, döküm yöntemi ile imalat, cnc işleme, eklemeli imalat gibi birçok farklı yöntem mevcut. Eklemeli imalat dediğimiz yöntemde; üç boyutlu yazıcılar ile baskı teknolojilerini kullanarak bahsetmiş olduğumuz üretimi gerçekleştirdik.

Tabi ki hedeflemiş olduğumuz amaca ilerlerken farklı ihtiyaçlar da oluştu. Tam olarak bu ihtiyaçların ne olduğunu derinlemesine inceleyelim.

Cad Data


Eklemeli imalat yöntemi ile parça üretebilmek için öncelikle bir cad dataya ihtiyacımız var.

Nedir bu cad data? Computer aidet design data yani bilgisayar destekli tasarlanmış veri anlamına gelir. Ayrıca bu veriyi oluşturmanın birçok yolu vardır. Karakalem çalışmalarından, teknik çizimi olan verilere, hali hazırda üretilmiş ürünlerin üç boyutlu tarayıcılar ile taranmasına kadar birçok örnekten yola çıkılarak, bir düşünceyi dijitalleştirmek yani bir üç boyutlu data elde etmek mümkündür.

Mevcut örneğimizde üretilecek datayı oluşturmak için üç boyutlu tarayıcı ile numuneyi taramaktan başka seçeneğimiz olmadığından ötürü bu yolu kullandık.

Tarama sistemleri demişken gelin özet olarak bu sistemlerden bahsedelim.

Lazer Tarama Sistemlerinin Genel Prensibi​

Üç boyutlu Kartezyen ve küresel koordinat sistemlerinde yani uzayda, herhangi bir noktanın belli bir referansa (sıfır noktasına) göre bir konumu vardır. Bu konum noktanın X, Y, Z eksenlerine ya da r, θ, ф değerlerine göre belirlenir.

Boyutsal Ölçüm Raporu

Tüm bu çalışmaların sonunda boyutsal ölçüm raporu ile süreci hizalamak en önemli noktalardan biridir. Aşağıda boyutsal ölçüme ait görselleri bulabilirsiniz.
Sonuç olarak süreci sistematik şekilde gerçekleştirmek tüm bu proseslerin çok daha etkili şekilde yapılmasını sağlıyor. Ayrıca öncesinde tüm süreci planlıyor olmak zaman tasarrufu yaratıyor.

Lazer Tarama

Koordinat sistemlerindeki bahsettiğimiz nokta ya da noktaları tanımlayıp bilgisayar ortamına aktarabilmemiz için kullanılan araçlar tarama cihazlarıdır. Temel prensipleri bir gönderici (lazer, ışık, gölge) ile fiziksel ürünün üzerine girdi göndermek ve bir alıcı (kamera) ile gönderilen girdilerin geri alınmasını sağlamaktır. Bunu yaparken çeşitli referanslama sistemleri ve çeşitli yazılımlar kullanılır. mimari alanlarda tarama yapan bazı cihazlar küresel koordinat sistemi tabanına dayanırken, endüstriyel alanlarda kullanılan cihazlar kartezyen koordinat sistemine dayanır. Bu durum her iki cihaz için hibrit olarak kullanılıyor da olabilir. Yazılım ise koordinat sistemlerine dayalı bu verileri bilgisayar ortamında dijital verilere dönüştürür ve işlenen bu veriler tasarım programlarındaki ekranlarda bize nokta bulutu görüntüsü olarak aktarılır. Böylelikle tarama cihazlarının kulanım amacına ulaşılır. Elde edilen nokta bulutu veriler, boyutsal kalite kontrol, tersine mühendislik ile datası olmayan bir ürünün cad datasını çıkarma gibi konulara hizmet eder.

Biz ScanTech markasının bir cihazı olan KScan20 ile bu işlemi gerçekleştirdik. Yazının başında üreteceğimiz ürünün kırılmış olduğundan bahsetmiştik. Aklınıza en başında gelen soru “Kırık olan bir ürün taranır mı?” olabilir. Elbette bu mümkün. Hem kırık olan ürün bazı durumlarda kendisi taranıp kırık olan yüzeylerinin devamı tasarım aşamasında tamamlanabilir hem de kırık olan ürünün simetriği olan ürün taranıp bilgisayar ortamında oluşturulan datanın simetrisi alınarak modelleme işlemi tamamlanabilir. Resimde simetrik ürünün tarama datasını görebilirsiniz. Tabi ki az önce bahsettiğimiz gibi taraması biten bir ürünü direk olarak üretime alamayız. Parametrik olarak bütün yüzeylerin modellenmesi gerekir.

Lazer Tarama
3 Boyutlu Lazer Tarayıcı

Taraması yapılmış ürün tersine mühendislik işleminden geçtikten sonra üretim aşamasına gelir. Sonrasında ise son kullanım ürünü olarak kullanabilmek için zımpara, astar boya gibi ardıl işlemlere tabi tutulur.

Lazer Tarama

3b lazer tarama sonrası 3b yazıcı ile üretilen parçaların fotoğrafları​

Ürünün üretilmesine dair detaylara da bir sonraki sayımızda yer vereceğiz. Takipte kalın…

PLG Haber Mart’a Kısa Not

Droneların da artık 3boyutlu yazıcıyla üretilebildiğini biliyor musunuz?

Dronelar, pilotu veya yolcuları olmadan uzaktan veya otomatik olarak kontrol edilebilen küçük hava araçlarıdır. Bildiğiniz gibi dronelar modern dünyada keşif, fotoğrafçılık da dahil olmak üzere pek çok amaca hizmet ederler. Ayrıca, onları hobi ürünü olarak kullanan kişiler arasında da popülerdirler. Bu nedenle bugün pazarda ihtiyaca yönelik geliştirilmiş, çok çeşitli dronelar mevcuttur. Bazıları 3b baskı ile üretilmiş ürünler hem de… Ticari insansız hava araçlarından DIY projelere kadar 3b baskı, dronenun belirli parçalarını, hatta tamamını üretmeyi mümkün kılıyor. Eklemeli imalatın bu alanda da kullanımı ürünü rekor sürede üretmeyi, ürünün daha hafif olmasını ve aynı zamanda kişiselleştirilmiş çözümler sunmayı da sağlıyor. İşte 3b baskı ile üretilmiş dronelardan bazıları;

İspanyol startup AldoraTech dronelarını ürün teslimatı için kullanıyor. Dronelar kompozit materyaller kullanılarak 3b yazdırılmış parçalardan üretilmiştir.

XVein Japonya’da açık kaynaklı olarak geliştirilen bir drone projesidir. Güç, güvenlik, hafiflik ve ölçeklenebilirliği birleştirmek için üretken tasarım ve topoloji optimizasyonu kullanılarak 3boyutlu yazıcıyla üretildi.

3b yazıcı ile üretilmiş bu yeni drone, bu yaz Port de Sagunt ve Palma de Mallorca sahillerinde can güvenliğinden sorumlu…

Son dakika teslimatlarınız için 3b yazdırılmış Dronostics; taşınabilir, hafif ve güvenli olması özellikleriyle ön plana çıkıyor.

Kaynak: 3dnatives

PLG Haber Ocak 2022 Sayısı

                                                                                        Değerli Okuyucumuz,

Bu sayımızda, ürün geliştirme uzmanımız Enes Arslan tarafından kaleme alınan “Maçalı Döküm Parçalarda Tersine Mühendislik Uygulamaları” konulu yazıyı hazırladık. Geçtiğimiz günlerde Las Vegas’ ta gerçekleşen, Dünya’ nın En Büyük Tüketici Elektroniği Fuarı CES’ te Poligon Mühendislik imzası taşıyan bir simülatör de vardı. CY Vision’ a ait bu simülatör fuarda oldukça dikkat çekti. Bu sebeple sizinle üretim detaylarına ait videoyu da paylaşmak istedik.

Keyifli okumalar.

Maçalı Döküm Parçalarda Tersine Mühendislik Çalışmaları

Endüstri 3.0′ dan sonra üretimde mühendislik sırlarının keşfedilmesi ile eş anlamlı, devrim niteliğinde tersine mühendislik donanımları sayesinde üretim ve kalite departmanlarında oldukça kolay, hızlı ve sonuç odaklı iş modelleri gelişti. Şimdi sürecin nasıl gerçekleştiğine daha yakından bakalım.

Döküm parçaların, standart tersine mühendislik prosesleri dahilinde parça, öncelikli olarak 3 boyutlu tarama süreçlerinden geçmektedir.

Tarama işlemlerine başlamadan önce ise; bir ön hazırlık yapılıp kullanılacak teknolojiye göre alt yapı çalışması yapılması gerekmektedir. Burada mevcut döküm parçanın tarandıktan sonra 2 farklı teknoloji ile sayısallaştırılması mümkündür. Bu teknolojilerden bir tanesi optik tarama teknolojisi diğeri ise lazer tarama teknolojisidir. Bilindiği gibi bu iki teknoloji çalışma alanları ve yapısı gereği kullanıcılara farklı kolaylıklar sağlamaktadır. Projedeki detaylar göz önünde bulundurulduğunda optik tarama teknolojisi bu proje kapsamında uygun olacak yöntemdir.

Tersine Mühendislik Uygulamaları

Tarama işlemlerinde teknoloji seçimi yaparken aşağıdaki kriterler üzerinden bir değerlendirme yapılır;

  • Parçanın ebatları
  • Parçanın yüzey temizliği
  • Derinlikler ve parça üzerindeki detayların ölçüleri-toleransları
  • Parçanın hacmi

Yukarıdaki kriterler doğrultusunda parçanın ebatlarının, yüzey temizliğinin, üzerindeki detayların optik tarama teknolojisine uygun olduğu tespit edildi. Bu sebeple tercihimiz Breuckmann SmartScan 2mp’lik 250 mm lensler ile taranması yönünde oldu.

Burada parçadaki ışık yansımalarını kapatacak şekilde yüzey matlaştırma işlemleri yapılır ve optik teknolojisinin etkileneceği parlak kısımlardan arındırılır. Bilindiği gibi teknoloji optik olmasından dolayı aydınlık ortamlarda yüksek ışık değişimlerinde ve parlak yüzeylerde başarılı olamamaktadır.

Tersine Mühendislik Uygulamaları

Öncelikle parçanın dış bölgelerinin taraması yapılır. Parçanın içinde kameraların göremediği maçaların oluşturduğu ters açılardan data alınamamaktadır. Bu aşamada mevcut tarama datası üzerinden kesim alanları belirlenerek parçalar testere yardımı ile kesim işlemlerine sokulur. Finalde üçe ayırdığımız parçaları tekrar yüzey matlaştırma işlemine sokarak kesilen parçaların 3 boyutlu taraması yapılır. Seçimimiz olan Breuckmann markasının sahip olduğu teknolojinin yapısı gereği sağladığı bazı kolaylıklar vardır ve bunların altını çizmekte fayda var.  Bunlardan biri kesilen parçaları montaj parçası üzerinde ortak noktalar belirlenerek tarama yapılmasıdır. Montaj üzerinde yapılan tarama işlemi merge edildiğinde montaj ile ortak yüzeyler silinip, olmayan bölgeler montaj bölgesine entegre edilir. Bu işlem Breuckmann’ ın yazılımı ile sağladığı bir kolaylıktır. (Mukavemetli ve esnemeyen parçalar için geçerli bir durumdur.)

Scan Data Taranan Data Taranan 3D Model

Genel Tarama Datasının Eksenlenmesi ve Diğer Tarama Dataları

Parçaların tarama işleminden sonra imalat şekline göre bir eksen takımı oluşturulur. Burada kalıp çıkma açıları, üzerindeki maçaların çalışma eksenleri veya üzerindeki geometrik yapılar eksenleme yapılırken dikkat edilmesi gereken noktalardır.

Bu aşamada bazı özel durumlar da olabilir. Projede oluşan CAD model, analiz veya benchmark için kullanılabilir. Buradaki bazı yönlendirmeler ile eksen takımı farklılıklar gösterebilir.

Mevcut parçamız yeniden üretim için kullanılacaktır. Bu amaçla imalat yöntemine göre bir eksen takımı oluşturup tasarıma

Tersine Mühendislik Uygulamaları

başlamak gerekir. Aşağıdaki fotoğrafta parçayı Z eksenine dik gelecek şekilde konumlandırıp program içinde görünen yerleri işaretlediğimizde, parçanın yarısının işaretlendiği diğer yarısının işaretlenmediği görülmektedir. Bu iki bölge kalıbın alt ve üst kısmı olarak ayrılan bölgelerdir.

Parçaların Z ekseni belirlendiğine göre X ve Y eksenlerindeki konumları da oluşturulmalıdır. Parçada işaretli bölge düzlem olarak kabul edilip X eksenine paralel olacak şekilde düzenlenir. Kontrolleri yaparken parçanın simetri kontrolü de eş zamanlı yapılmalıdır. Parçanın üretim toleransları ve imalat yöntemleri bu noktada önemlidir. Simetri kontrolleri bu parça için +/- 1-2 mm arasında çıkmaktadır. Mevcut durumda bu parçanın simetrik olduğu kabul edilebilir

Tersine Mühendislik Uygulamaları

Modellemeye Giriş

Parçanın genel formları geometrik şekillerden oluşmaktadır. Öncelikli olarak modellemeye parçanın tamamını kaplayan bir dolu küp çizerek başlıyoruz. Oluşturulan diğer geometriler için ise; sanki bir ağaç yapıyı yontarmış gibi dolu küpten boşaltarak parçamızı şekillendiriyoruz. Bu tasarım işlemine CNC’ nin boşaltarak işleme süreci de örnek gösterilebilir. Simetrik yapılar belli seviyelerde aynalama yaparak kontrol edilmelidir. Aksi durumlarda radüsleri atılmış bir modelde geriye dönük işlem yapmak zaman kaybettirecektir.

Tersine Mühendislik Uygulamaları

Simetrisi alınan bir yüzey her 2 tarafta da + veya – yönde kalırsa parçamız, kısa veya uzun olabilir. Bundan dolayı parça çiziminde toplam uzunluklar baz alınarak çizilmelidir. Bu doğrultuda referans tarafınız +1 mm hatalı gözükürken diğer taraf -1 mm hatalı gözükebilir. Bu durum parçanın o yüzeylerinin bozuk olduğu veya üretimde parçanın hatalı olduğu anlamına gelebilir. Bu konu parçadan parçaya üretim şekline göre farklılık gösterebilir. Bazı parçalarda bu tarz farklılıklar bilerek yapılmış olabilir. Tasarımın sonunda ya da bu aşamasında üretim departmanının müşteri ile sürekli iletişimde kalması fayda sağlayacaktır.

Parçanın dışı bittikten sonra açılar verilir ve en son radüsler atılır. Bu tarz döküm parçalarda keskin köşe kalmaması önemlidir. Projeye özel iç bölgelerdeki maçaların tasarımı ayrı modellenir. Oluşturulan maça yüzeyleri gövde datasından trimlenir.

Maçaların ayrı çizilmesinin nedeni; dökümde maçaların ayrı model gibi oluşturulup üretilmesinden kaynaklanmaktadır. Finalde dökümün içine entegre edilecektir. Bundan dolayı maça tasarımları ayrı çizilir. İhtiyaç halinde üretim departmanı tarafından maça bölgeleri yolluk yapısına göre yeniden dizayn edilebilir.

Kabuller

  • Parçanın simetrik olması
  • Düzlem-silindir gibi yapılardan oluşması
  • Düzlemlerde yaklaşık 0,5 mm kadar düzlemsellik sorunları
  • Üretimden kaynaklanan radüslerdeki değişkenlikler
  • Varsa müşteri taleplerine göre değişkenler
  • Parçanın döküm olması sebebi ile yapılan kontrollerin +/-1,5 mm ile yapılması

Boyutsal Ölçüm Raporu

Tüm bu çalışmaların sonunda boyutsal ölçüm raporu ile süreci hizalamak en önemli noktalardan biridir. Aşağıda boyutsal ölçüme ait görselleri bulabilirsiniz.
Sonuç olarak süreci sistematik şekilde gerçekleştirmek tüm bu proseslerin çok daha etkili şekilde yapılmasını sağlıyor. Ayrıca öncesinde tüm süreci planlıyor olmak zaman tasarrufu yaratıyor.

Tersine Mühendislik Uygulamaları
Tersine Mühendislik Uygulamaları

PLG Haber Şubat’a Kısa Not

Poligon Mühendislik imzası taşıyan CY Vision’ın Simülatörü, Las Vegas’ta “Dünyanın En Büyük Tüketici Elektroniği Fuarı” olan CES’te sergilendi.

Zorlu araç ortamlarının güçlüklerine yönelik artırılmış gerçeklik (AR) deneyimleri sunan holografik 3 boyutlu görüntü teknolojileri geliştiren CY Vision’ ın simülatörü fuarda en çok ziyaret edilenler arasındaydı. Büyük ilgi gören Simülatör ‘ün üretim sürecini detaylı olarak anlattığımız videoya buradan ulaşabilirsiniz.

PLG Haber Aralık Sayısı

Değerli Okuyucumuz,

Yepyeni yılın ilk günlerinde açılışı saha çözüm mühendisimiz Elif Uysal’ın kaleme aldığı HP 3D ham maddeleri ve kullanım alanları hakkındaki yazısıyla yapmak istedik. Sağlıklı, mutlu ve sevdiklerinizle bolca zaman geçireceğiniz bir yıl olmasını dileriz.

Ayrıca 2021’de Poligon olarak neler yaptığımızı anlatan bu videoyu da sizinle paylaşmak istedik.

Keyifli okumalar.

HP 3B YAZICI HAM MADDELERİ NELERDİR VE KULLANIM ALANLARI NEDİR?​

Sanayi devrimine kadar el yapımı üretim ve tasarım haricinde farklı çalışma tarzları benimsenmemişti. Sanayi devrimi ile makineleşmenin artması ve yeni teknolojilerin hayatımıza girmesi, düşük malzeme fiyatı ve hızlı teslim sürelerine ulaşılmasının önünü açtı. Tüm bu ileriye dönük harekete rağmen, temel tasarım ve üretim süreci son 100 yılı aşkın süredir temelden değişmedi.

HP’nin 2016’da piyasaya sürmüş olduğu MJF (Multi Jet Fussion) teknolojisi ile üretime ve tasarıma farklı bir bakış açısı gelmiştir. Günümüzde pek çok lider konumundaki firma 3D baskı yöntemini kullanarak MJF teknolojisinin avantajlarından yararlanıyor. Böylelikle nihai kullanıma ya da prototiplemeye yönelik ürünler üretebiliyor. Tasarımcıya sunmuş olduğu esneklik, ham maddenin bir sonraki üretimler için tekrar kullanılabilir olması, yüksek yüzey kalitesi, parça başı düşük maliyet ve rakiplerine göre 10 kat hızlı üretim yapabiliyor olması HP MJF teknolojisinin sektöre yön vermesini sağlamıştır.

HP; maliyet, kalite ve çeşitlilik gibi 3D baskının tercih edilmemesinin önündeki geleneksel engellerden bazılarını ortadan kaldıran yeni malzemeler üzerinde oldukça fazla çalışıyor. Gelin HP MJF teknolojisinin kullanıldığı alanlara ve bu teknoloji ile kullanılabilen ham maddelere bir göz atalım.


HP sistemleri ile kullanılabilecek ham maddeleri sırasıyla iki ana kategoride inceleyebiliriz; Poliamidler ve Poliüretanlar.

HP MJF 4200 ve HP MJF 5200 sistemlerinde kullanılabilecek Poliamid ailesine ait ham maddeler PA12, PA12 Glass Beads ve PA11 olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

HP 3D MJF HABER
HP 3D MJF HABER
  • HP PA12 ile güçlü, işlevsel ve ince ayrıntılara sahip parçalar üretmek mümkün. Boyut doğruluğunu sağlayabilmesi, karmaşık tasarımlarda ince ayrıntılar verebilmesi, su geçirmez olması nedeniyle endüstride işlevsel nihai parça/prototip üretimi için kullanılmaktadır. PA12 yağlara, greslere, alifatik hidrokarbonlara ve alkalilere karşı mükemmel kimyasal direnç gösteren bir termoplastiktir. Tüm bunların yanı sıra ABD FDA biouyumluluk sertifikası sayesinde tıp/medikal alanında da kullanılması mümkündür.
  • HP PA12 Glass Beads, % 40’ı cam boncuk dolgulu termoplastik malzeme olduğundan ürünle sert, fonksiyonel ve düşük maliyetli parçalar üretmek mümkündür. Örneğin; fikstür, model, gövde ve muhafaza parçalarının üretiminde kullanılması uygundur. Hem uygun mekanik özelliklere hem de yüksek tekrar kullanılabilirliğe sahip bir malzemedir.
  • HP PA11 ile güçlü, yumuşak ve fonksiyonel parçalar üretmek mümkündür. PA11, bitkisel hint yağından elde edilen yenilenebilir bir ham madde olduğundan çevresel etkisi düşük bir termoplastiktir. Yüksek darbe direnci ve esnekliğe sahip olduğundan protezler, tabanlıklar, spor malzemeleri, geçmeli parçalar, hareketli menteşeler gibi alanlarda kullanımı uygundur.

Poliüretan Ham Maddesi​

HP MJF 4200 ve HP MJF 5200 sistemlerinde kullanılabilecek Poliüretan ailesine ait ham maddeler ESTANE 3D TPU M95A1 ve BASF Ultrasint TPU01 olarak karşımıza çıkmaktadır.

HP 3D MJF HABER
HP 3D MJF HABER
  • ESTANE 3D TPU M95A1, Lubrizol tarafından özel olarak HP’nin Multi Jet Fusion 4200 3D baskı çözümünde kullanılmak üzere geliştirilmiş termosplastik poliüretan (TPU) malzemesidir. Yüksek elastikiyet, iyi aşınma direnci ve yüksek darbe emilimi gerektiren çok çeşitli uygulamalar için kullanımı önerilmektedir.
  • BASF Ultrasint TPU01, BASF tarafından özel olarak HP’nin Multi Jet Fusion 5200 Serisi 3D baskı çözümünde kullanılmak üzere geliştirilmiş çok amaçlı bir termoplastik poliüretan (TPU) malzemedir. TPU01, UV ve hidroliz direnci iyi olan, basımı kolay bir malzemedir ve yalnızca HP Multi Jet Fusion 3D baskı makinelerinde kullanılabilir. Bu malzeme esnek, şok emilimi yüksek olan ve ince yapıları yüksek ayrıntıyla basma gerektiren parçaların üretiminde kullanılabilir.

Günümüzde geldiğimiz nokta gereği yukarıda da belirtilen nedenler sayesinde birçok alanda bu teknoloji karşımıza çıkmaktadır. MJF teknolojisi ile dayanımı ve yüzey çözünürlüğü yüksek ürünlerin, çok detaylı modelleri desteksiz üretebilmenin, sızdırmazlık ve yüksek mukavemete sahip ürünler elde edebilmenin tadını çıkartın. Her zaman dediğimiz gibi MJF ile yapılabileceklerinizin tek sınırı yalnızca hayal gücünüzdür!

Daha fazla bilgi almak için bizlerle hemen iletişime geçmeyi unutmayın.

 

PLG Haber Ocak’a kısa not

Dünyanın en büyük teknoloji fuarı başladı! Las Vegas’ta bu sene fiziksel katılımla gerçekleşen fuar; Omicron varyantı sebebiyle 8 Ocak yerine 7 Ocak’ta sona erecek.

Türkiye’den fuarda yer alan tek marka Togg olmakla birlikte; marka yüzde yüz elektrikli modeliyle öne çıkıyor.

CES’te yer alacak ürünlere bakacak olursak; otomobiller, televizyonlar, VR ve AR teknolojileri ile harmanlanmış çözümler, oyunlar ve ev elektroniği olacak. Bu yıl yapılan yeni eklemeler arasında uzay teknolojisi, gıda teknolojisi ve dijital varlıklar yer alıyor. Uzay teknolojisi kısmında fuar katılımcıları, yapay zeka (AI) ve robotiği entegre etmek için Bosch ve Nasa arasında yürütülen ortak çalışmayı da keşfetme fırsatı bulacak.

Pek çok markanın en yeni teknolojilerini katılımcılarla buluşturacağı fuarda geleceği yakından deneyimleyebilmek oldukça heyecan verici görünüyor.

Kaynak: CES

PLG Haber Kasım Sayısı

 PLG HABER

Değerli Okuyucumuz,

Yılın sonuna yaklaşırken bu sayımızda farklı bir içerik hazırladık ve günümüzde oldukça ilgi gören hobilerden biri olan, *hizmet çözüm mühendisimiz Murat Erçelik tarafından kaleme alınan “amatör fotoğrafçılık” konusuna değindik. Hobilerin hayatımıza nasıl katkı sağladığını merceğimize aldık. Hobiniz bol olsun. 😊

Keyifli okumalar.

AMATÖR FOTOĞRAFÇILIK 101

34 yaşındaydım. İstanbul’ da yani muazzam bir görsel zenginliğe sahip, bir o kadar da kaotik olan bu şehirde yaşıyordum. Şehrin gürültüsü, şehirdeki kalabalık İstanbul’un o çekilmez trafiği, yoğun gündem ve daha bir sürü sorun… Bir şeyler yapıp bunlardan kaçmak lazımdı. Dikkatimi başka yerlere vermem, başka şeyler üzerine düşünmem gerekiyordu. Bir değişikliğe ihtiyacım vardı. Bu sebeple kendime bir hobi edinmeye karar vermiştim ve bir fotoğraf makinesi aldım. Tüm hikaye bu fotoğraf makinasıyla başladı. Sizin için de tanıdık bir girizgah değil mi? Hadi biraz daha derine inelim

HOBİLERİN İNSAN PSİKOLOJİSİ ÜZERİNE OLUMLU ETKİLERİ

Hobiler kişilerin kendilerini ifade etme biçimlerinden en sanatsal ve en etkin olanlarıdır. Bir hobi edinen birey günlük stres ve düşüncelerden uzaklaşır. Ayrıca; hobisini hayatının merkezine alan kişi, dingin ve daha hayatın içinde anda kalarak, kendi ile barışık bir yaşam sürmüş olur. Yaratıcılığına da yorum katar. Olaylara, çevresine daha farklı açılardan bakmayı sağlar. Tam da bu noktada birkaç bilimsel veri ile konuyu açıklamak yerinde olacaktır. Bildiğiniz gibi Okb (obsesif kompulsif bozukluk) beyinde elektrik aktivitelerinin belirli alanlarda çok fazla faal olmasından kaynaklanır. Birey takıntılı olduğu konu üzerinde düşünür böylelikle elektrik aktivitesi belirli bir alanda yoğunlaşır. Elektrik aktivitesinin yoğunlaşması sebebiyle kişi düşünmeye devam eder ve bu kısır bir döngüde ilerler. Bir hobimizin olması beynimizdeki elektrik aktivitelerinin sağlıklı bir şekilde takıntılı olduğu alanlardan başka alanlara kaymasına yardımcı olmaktadır.
Amatör fotoğrafçılık
Şekil 1. Beyninde serotonin seviyesi düşmüş OKB hastası ile kontrol grubundan sağlıklı bir bireyin beyinlerine ait Alpha Methyl-Trypophan PET scan görüntüleri. (Kaynak: Tıp Teknolojileri Ulusal Kongresi 2015)

Bu açıklamanın üzerine bir hobi edinmenin zor koşullarla uğraştığımız bu dönemde ne derece yüksek motivasyon sağlayacağını bir düşünün…

FOTOĞRAFÇILIĞA GİRİŞ

Diyafram, Enstantane Ve Iso Üçlüsü

Fotoğrafçılık temelinde müdahale edebileceğimiz diyafram, enstantane ve Iso etkenlerinin hayal gücümüze ve istediklerimize göre birbirleriyle olan ilişkilerini anlamaya dayanır. Peki bu üçünü biz neden düzenleyelim ki? Cep telefonları veya fotoğraf makinalarının üzerinde bulunan otomatik modlar bizim yerimize bunları sağlamıyor mu? Cevap üzülerek söylüyorum ki hayır. Cep telefonlarımızın ve fotoğraf makinelerimizin üzerinde ışığı ve kadrajdaki nesneleri ve o nesnelerin hareketlerini algılayan sensörler genelde düzgün ölçülendiremezler ve dolayısıyla genelde iyi bir fotoğraf elde edemeyiz. Ama tabi son teknoloji ürünü cep telefonlarını bu söylemden biraz daha uzak tutmak gerekir.

Amatör fotoğrafçılık

Iso Nedir?

En basit anlatımıyla ışığın yetersiz olduğu bir ortamda cep telefonunuz ile bir nesnenin fotoğrafını çektiniz ve çektiğiniz fotoğrafın üzerinde kumlamalar oluştu. Harika! Iso’ ya hoş geldiniz. Iso; fotoğrafı çektiğiniz aygıtın sensörünün ortamdaki ışığa olan hassasiyetidir. Iso ne kadar artarsa hassasiyet o kadar artar, Iso ne kadar düşük olursa hassasiyet de o kadar azalır. Iso’ yu düzgün kullanarak karanlıkta bile mükemmel fotoğraflara ulaşabilirsiniz.
Aşağıda yer alan fotoğrafta da gördüğünüz gibi Iso ne kadar çok artarsa hassasiyet de o oranda artmış olur. Fakat; bununla birlikte kumlama da aynı oranda artmıştır. Böylelikle Iso’ yu iyi ayarlayarak mümkün olan en iyi görseli elde edebiliriz.
Amatör fotoğrafçılık

Enstantane Nedir?

Enstantane (genellikle fotoğraf makinalarının üzerinde markasına göre değişmekle birlikte S veya TV modları ile gösterilir) fotoğraf makinasının deklanşörüne bastığınızda ışığın fotoğraf makinasının sensörüne ne kadar süre ile düşeceğini belirlersiniz. Fotoğraf makinalarında bu süreler 30 sn ile başlar 1/8000’e kadar devam eder. 1/8000 yani fotoğraf makinanızın ışığı içeri alan kapağı 1 saniyenin 8000 de 1’i kadar hızlı açılıp kapanır ve ışığı içeri alır. Göz kırpmanın 1 saniyenin 20 de 1’i olduğu düşünülürse bunun nasıl bir hız olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz.

Örnek olarak koşan bir insanın fotoğrafını çekmek ve her hareketini net bir şekilde elde etmek istiyorsunuz. Enstantane değerini 1/10 (saniyenin onda biri) gibi bir değere ayarladınız. Evet koşan insanı belki yakaladınız ama ortam ışığı yetersiz ise fotoğraf makinanızın sensörüne düşen ışık az olacağı için karanlık bir fotoğraf elde edebilirsiniz.

Örnek olarak aşağıdaki fotoğrafta enstantane hızı fazla olduğundan sıvı parçacıkları havada fotoğraflanabilmiştir.

Amatör fotoğrafçılık

Diyafram Nedir?

Diyafram fotoğraf makinanızı doğrulttuğunuz objeden geçen ışığın ne yoğunlukta geçeceğini ayarladığınız kısımdır. Ben genelde diaframı şöyle anlatmayı daha basit buluyorum. Göz kapağınızı kıstınız böylece göz merceğinizden içeriye çok az ışık girdi. Göz kapağınızı açtığınızda da fazla ışık girdi ve etrafınız daha aydınlık oldu. Diyaframın fotoğrafçılıkta ışığın yoğunluğunu ve alan derinliğini ayarlama gibi iki temek fonksiyonu vardır.
Diyafram fotoğraf makinalarının üzerinde f değeriyle ifade edilir. F değeri ne kadar yüksek ise fotoğraf makinasının bıçakları o kadar kısık f değeri ne kadar düşükse fotoğraf makinasının bıçakları o kadar açıktır. Aralarında ters bir oran vardır.
Amatör fotoğrafçılık

FOTOĞRAFTA NESNELERİ KONUMLANDIRMA

İnsan gözünün fotoğraflarda ilk olarak nerelere baktıkları bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bir fotoğraf karesini 3 eşit parçaya böldüğümüzü hayal edelim. Eğer bir portre veya bir manzara fotoğrafı çekmiyorsanız kareyi ayırdığınız 3 eşit parçanın kesişim yerlerine çektiğimiz ve görülmesini özellikle istediğimiz nesneleri yerleştirebiliriz.

Bu kural fotoğrafçılıkta 1/3 kuralı diyerek geçmektedir.

Aşağıdaki görselde fotoğrafçının kelebeği nasıl kesişim noktalarına oturttuğunu görebilirsiniz.

Amatör fotoğrafçılık

Kompozisyonda unutmamamız gereken bir kuralda görülmesini istediğimiz nesneyi öne yerleştirmek görünmesini istemediğimiz bir nesneyi alan derinliği yaratarak arka pozisyona itmektir.

Böylece gözlemci tarafından görülmesini istediğimiz nesne ön planda daha fazla dikkat çekecektir.

Unutmayın fotoğrafçılık anı dondurmaktır. Işığı yakalamak hapsetmek ve geleceğe bir belge sunmaktır.
Kaynakça: Fotografium

PLG Haber Aralık’a kısa not

L’Oreal; HP iş birliği ile çevikliği yeniden tanımlıyor.

Artık L’Oreal ürünlerinin üretiminde son teknolojiyle optimize edilmiş bir üretim hattı modeline sahip. Aşağıdaki videoda İtalya’da “Produciton Unit Manager” rolünü üstelenen Fabio Molon ile iş birliği konusunda yapılan çalışmalardan bahsediliyor.

Özetle müşteri beklentilerine yönelik çözüm sunan L’Oreal’in yeni ürünü Lash Sensational Sky High rimelinin parçalarını HP 3D printer ile çok daha hızlı şekilde geliştirebildiler. Ürünün yeni tasarımına ait prototiplerini kendi bünyelerinde ürettiler. Bu da tasarımın uygunluğunun çok daha hızlı şekilde kontrol edilmesini sağladı. En iyi kaliteye ulaşmak için pek çok kez prototiplendi ve 3 boyutlu basıldı. Matthew Forrester , L’Oreal Eklemeli İmalat Müdürü, baskıya ayrılan süreyi azaltmak için yapay zeka temelli özel bir yazılım kullandı. Sonrasında ise; HP MJF teknolojisini kullanarak baskıyı mükemmel hale getirdi. HP ile büyük hacimli üretimleri kolaylıkla ölçeklendirebildi ayrıca %33 maliyet tasarrufu, %66 zaman tasarrufu sağladılar. Bununla birlikte kişiselleştirilmiş ürün elde etme imkanına ve daha esnek üretim hattına sahip oldular. Ürünleri çok daha esnek dolum ve etiketleme yöntemiyle ürettiler. Tüm bu yöntem değişikliği L’Oreal’in globalde üretim ve tedarik ağını çok daha güvenilir ve etkili hale getirdi. Şimdilerde pek çok kozmetik markette raflarda yer alan Lash Sensational’ı satın alırken bir 3boyutlu baskı ile prototiplenmiş ürün olduğunu bilerek satın almış olacağız😊

İşte eklemeli imalatın kozmetik sektörüne katkıları…

PLG Haber Ekim Sayısı

 PLG HABER

Değerli Okuyucumuz,

 

Yavaş yavaş soğuk havalar hüküm sürmeye başlarken içinizi ısıtacak bir başka yayınımızla karşınızdayız.

Bu sayımızda çözüm mühendisimiz Oğulcan Avcıoğlu tarafından kaleme alınan eklemeli imalat konulu yazımıza yer verdik.

10-13 Kasım’da İstanbul Fuar Merkezi’nde 6G-11 nolu stantta, Saha Expo’dayız ve tüm katılımcıları standımıza bekleriz. Ayrıca davetiye için de bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Keyifli okumalar.

LEAN MANUFACTURING

Dr. Edward’ın “It’s not necessary to change. Survival is not mandatory.” sözüne nazaran dünyada son dönemlerde yaşanan ekonomik krizler düşünüldüğünde, üretim yapan neredeyse tüm sektörler için israf edilen malzemenin getirdiği mali yükümlülükten kurtulmak bir zorunluluk haline geldi. Bu süreci en iyi şekilde yönetebilmek için yalın üretim, 6 Sigma, Kaizen vb. sürekli iyileştirme metodolojileri, günümüzde birçok sektörde üretici kuruluşlar tarafından uygulanıyor. Tabii ki bu gibi tekniklerin kesin çözüm olacağını söyleyemeyiz. Eğer üreticiyseniz ve şirketinizin her gün büyüterek ilerlemesini istiyorsanız bu metodolojiler sizin için anahtar olabilir.

Ürün Alırken Önemli Olan Faktörler

Bir ürün satın alacağınız zaman 3 şey için her zaman en iyisini istersiniz; kalite, termin ve tabii ki fiyat. Ürünün satışı için en önemli kriterler olan bu kavramları, olabilecek en optimum seviyeye getirmek ancak sürekli iyileştirme ile mümkün kılınabilir. Eskisi gibi binlerce stok tutmak veya günler içinde ihtiyaç duyduğunuz bir malzeme için 1 aydan başlayan teslim sürelerini beklemek artık günümüzde yalnızca zaman ve maliyet kaybı. Uzun lafın kısası her geçen gün üretim yapan tüm sektörler için istenmeyen maliyetler yaratıyor. Bu maliyetler fiyatlara yansıdığında ise orta ve uzun vadede üretici için pazarda kaçınılmaz bir kan kaybına neden oluyor.

Geleneksel yöntemlerin doğurduğu gereksiz maliyetlerden kaçınmak adına son yıllarda imalat teknolojilerinde yeni arayışlar başladı. Bu arayışların meyvelerinden biri de son yıllarda popülerliği gittikçe artan eklemeli imalat teknolojisi oldu. Bugün otomotiv sanayi, makine sanayi, protez ve ortez üreticileri vb. birçok farklı sektörde kullanılmaktadır. Aynı zamanda prototip ve son kullanıcı ürünlerde farklı eklemeli imalat yöntemlerinin kullanıldığını görebiliyoruz.

Peki bu endüstriler eklemeli imalattan nasıl faydalanıyor?

Farklı birkaç parçadan oluşan ve enjeksiyon kalıplama yöntemi ile üretilen bir montaj grubunu düşünün. Ayrıca aynı görevi yerine getirebilecek kabiliyette tek parça halinde kalıba ihtiyaç duymadan üretebildiğinizi hayal edin. Böylece bu elemanların her birinin farklı araç ve gereçlerle üretiminden doğan maliyetlerinden kurtulabilmek mümkün olurdu. Ayrıca, kalıp kullanmayacağınız için kalıp masrafından da tasarruf edebilirdiniz. Parçayı üretmek için kalıp üretimini beklemek zorunda olduğunuzu da düşünürsek zaman kazanmış da olurdunuz.

Lean Manufacturing

Daha basit bir örnek olarak otomobilinizi düşünün. Örneğin: otomobilinizdeki herhangi bir parçanın dokusunun, renginin, üzerindeki desenlerin sadece size ait olduğunu ve bir servet ödemek zorunda kalmadan isteğinize özel olarak imal edildiğini. Bu hepimizin isteyeceği bir şey olurdu değil mi?

Lean Manufacturing

Neden Hp Multi-Jet Fusion?

HP Multi-Jet Fusion teknolojisi kendine has özellikleriyle aslında hayal gibi gözüken uygulamaları hayata geçirebilen teknolojidir. Kendine has özellikleri ile bugün birçok firma ve sektör tarafından Ar-Ge, Ür-Ge ve az adetli seri imalat süreçlerinde etkinliğini kanıtlamış bir teknoloji olarak güvenle kullanılmaktadır. Rakip teknolojilere göre HP MJF teknolojisini güvenilir ve tercih edilir kılan en önemli özellikler;

  • Üretilen modellerde izotropiyi sağlaması,
  • Rakip teknolojilere göre en düşük birim hacim maliyetine sahip olması,
  • İstenilen adette ürünü diğer teknolojilere kıyasla en kısa sürede üretebilmesidir.

HP MJF teknolojisi çalışma prensibini özetlemek gerekirse;

  • Toz halindeki polimer malzeme tablaya belirli bir katman kalınlığında serilir.
  • Bu tozun üzerine ink-jet baskı kafaları ile yapıştırıcı ve ayırıcı sıvılar (fusing agent ve detailing agent) püskürtülür.
  • Isıtıcı lambalar yardımıyla kızılötesi ışınlar verilerek yapıştırıcı sıvının bulunduğu bölgelerin kürlenmesi ve katmanın oluşması sağlanır.
Lean Manufacturing
Siz de MJF teknolojisini kullanarak maliyetlerinizi düşürebilir, daha sürdürülebilir ve daha ekonomik bir üretim sürecine ulaşabilirsiniz. Bu aşamada geriye yapmanız gereken tek bir şey kalıyor, o da en doğru çözüme ulaşmak için bizimle iletişime geçmek.😊

PLG Haber Kasım’a kısa not

Hollywood ‘ta NFT Sanat Galerisi

The Dream Hollywood otel, lobisinde bir NFT sanat galerisi açtı. NFT’lerin nasıl alınıp satılacağına ilişkin bilgiler ortalama bir tüketici için hala çok yabancı olsa da, bazı sanat meraklıları bu ileri görüşlü platformun, yeni sanatçılara sanat dünyasına girme şansı vererek, sonunda sanat dünyasında daha fazla erişilebilirlik sunabileceğine inanıyor.

Kaynakça: Insider